Ahmak sözlüğe göre “Aklını gereği gibi kullanamayan, anlama ve kavrama yetenekleri gelişmemiş kimse” demektir. Kimine göre sıradan bir tanımlama kimine göreyse ciddi bir hakarettir. Cahil ve ahmağın eline geçen en doğru ve en yüksek fikirler üzerine düşünenlerle, bunu hiç düşünmeyenlerin elinde bir o yana bir bu yana çekilen bir ülkede, bazen “Ahmak” gibi tek bir kelime her şeyi anlatmaya da yeter, anlamaya da. İnsanlar ahmaklık, cahillik, gülünçlük ve değersizlik üzerine düşünmeye başlarlar. Ve düşünen insan kendisine kurulan tuzakların üzerinden ustalıkla atlar. Dil işte böyle güçlü bir mecradır. Ve dil de kelimeler de bazen sizin, bazen karşınızdakinin başına beladır.
Mevcut cumhurbaşkanı bir zamanlar kürsüde okuduğu şiirin süngülü, minareli dizeleri yüzünden hapse atılarak siyasetten menedilmişti, şu anda geniş yetkilerle iktidarda olan bir muktedir. Bugün onun karşısına aday olarak çıkma ihtimali olan bir başka siyasetçi yine kürsüde kullandığı bir kelime yüzünden hapse atılmakla ve siyasetten menedilmekle tehdit ediliyor. Ve biz bu bayram günü siyasetçilerin dillerinden çıkan kelimelerin, ülkenin kaderini bir kez daha öngörülemez bir şekilde belirlemesine şahitlik ediyoruz.
Uzun zamandır cami, süngü, mümin gibi kelimeler üzerine düşünmek için bol bol vaktimiz oldu. Bu kelimelerin işaret ettiği hayali düzeni, neredeyse tüm yönleriyle sonuna kadar resmen deneyimledik. Şimdi sıra belki de “Ahmak” kelimesi üzerine düşünmekte. Ahmak kime denir, ahmaklık neye yarar ve koca bir ülke bunca ahmaklığı nasıl yapar?