Mine Söğüt: 'Roman yazarak terör örgütü propagandası yapmak, terörü övmek'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dün Yavuz Ekinci’ye romanı yüzünden açılan davayı izlemek üzere kalabalık bir grup yazar hep birlikte Çağlayan Adliyesi’ndeydik. Yavuz, Ağır Ceza’da yargılanıyordu çünkü ona yöneltilen suçlama “Roman yazarak terör örgütü propagandası yapmak, terörü övmek”ti. Söz konusu roman 2014 yılında yazılan “Rüyası bölünenler”. Roman ilk baskısının üzerinden 9 yıl geçtikten sonra Cimer’e yapılan bir ihbarla yazarının ifadesi bile alınmadan geçen yıl toplatılmıştı. Bu da yetmemiş bir yıl sonra da yazarı terör propagandası yapma suçlamasıyla yargılanıyordu. Yavuz bu mahkemeyi duyurmak için yazdığı mesajında “Hukuk bana bu romanı neden yazdın diye soruyor” diyordu. Bu soruyu bir yazara bir gazeteci, bir eleştirmen ya da bir okuru rahatça sorabilir. Ama soran bir savcı ya da hâkim olunca işin rengi orada değişiyor.

Edebiyatçılar hukukçulara roman yazmanın nasıl bir iş olduğunu anlatmak zorunda kalıyorlar. Siz istediğiniz kadar, “Evet, roman meselesini bir gerçeklik üzerine kurdu ama orada yazılanlar gerçek değil kurgu, yani hayal ürünü” deyin, resmi tarihe hizmet eden hukuk, eğer niyeti yoksa, cevabı duymazdan geliyor. Kendi cevabını yaratmanın yollarını arıyor. Romanlar, şiirler, hikâyeler, oyunlar, şarkılar da işte bu yüzden yazılıyor, filmler bu yüzden çekiliyor. Sanatın işi gücü bu. Tek bir cevabı olmayan çetrefilli meseleler farklı açılardan ele alınsın diye… Düşünülmeyen şeyler de düşünülsün, görülmeyenler de görülsün diye…

Dünkü duruşmada mahkeme heyetine yazar ve avukatları tüm bunları tane tane anlattılar. Yazarın hayal gücünden bahsettiler, yaratıcılığın ne demek olduğundan. Yazarla yazdığı metin arasında kurulması ve kurulmaması gereken bağlardan bahsettiler. Heyet anlatılanlarla ne kadar ilgilendi emin olamadık. Nihayetinde ilk celsede bir karar çıkmadı, ikinci duruşma tarihi Aralık ayına verildi.

Mine Söğüt’ün yazısı