Bugün günlerden pazartesi, 16 Eylül 2024. Bugün Türkiye için önemli bir gün. Türkiye’nin bir kez daha adalet sınavına girdiği bir gün. Romanı ve tiyatro uyarlaması var ya, Nobel ödüllü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in gerçek bir öyküden aktardığı “Kırmızı Pazartesi” yapıtı, işlenecek bir cinayetin herkesin bildiği ve fakat hiç kimsenin ağzını açmadığı gerçek olayın bir kez daha hatırlanması gereken bir gün bugün. Çünkü, bugün pazartesi. Çünkü, bugün ülkemizdeyiz. Çünkü, bugün Narin’le ilgili soruların devamı var. Ve bugün AİHM’in Ankara’ya Can Atalay’la ilgili soruları var. AİHM’in Ankara’ya gönderdiği sorularla ilgili belgenin başında “16 Eylül 2024 tarihinde açıklanmıştır” yazıyor, yani bugün.
Hem uluslararası hukuk diliyle hem diplomatik üslupla kaleme alınan soruların özü şu: “-Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, milletvekili seçilen Can Atalay neden tahliye edilmiyor?.. -Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmıyor, uygulanmayan başka kararları var mı?.. -Atalay’ın hala hapis yatmasında ne gibi bir amaç var?..” Sorulara bir bütün olarak bakıldığında, AİHM açıkça “siz hukuku hiçe sayıyorsunuz, bunu da hukukun dışında bir amaçla yapıyorsunuz” demeye getiriyor. Yanıtlarını kendisinin ve herkesin bildiği soruları AİHM Ankara’ya bir kez daha hukuk diliyle soruyor: “Kırmızı pazartesi!..”
AİHM’in Can Atalay soruları yaptırım sürecinin yeni bir aşamaya geçip geçmeyeceğini belirleyebilir. Ya da ek süre tanıyabilir. Tanımazsa, bunun Batı ile ilişkilerde olağanüstü siyasi sonuçları olabilir. Cinayetiyle, hukukuyla, siyasetiyle, pek çok yönüyle herkesin her şeyi bildiği bir “Kırmızı Pazartesi” bugün. Bugün 16 Eylül 2024 Pazartesi, ilerde not düşülecek bir tarih.