

BEHZAT ŞAHİN
@behzatsahin7
Kötü haber vermek istemezdim ama Üsküdar merkezde artık tek bir meyhane kaldı. Evet, maalesef…
Geçen hafta, semtin son iki meyhanesinden biri olan Çarkıfelek’i yazmıştım. Hatta gitmeden önce Şadırvan’a uğrayıp soluklanma biramı orada içmiştim. Giderken o kadar emindim ki, belediye yönetimi değişince Şadırvan’ın kapatılma riski kalmadığından… Yanılmışım. O zaman öğrendim şimdiki yönetimin de olumlu sinyal vermediğini. Ama yine de iyimserlikle, Şadırvan’ın bir süre idare edilip, sonra da ruhsat devrinin yapılacağını düşünmüştüm. Malum, gözler CHP’li belediyelerin açığını arıyor, belki o nedenle ketum davranmışlardır.
İyimsermişim.

Zabıtanın kapatma tebliği.
Geçen cuma gece yarısından sonra Şadırvan’ın salon şefi Hakan Bey’den (Bakırhan), “Maalesef pazartesi günü Üsküdar Belediyesi tarafından saat 9’u 20 geçe mühürlenecektir iş yerimiz, bilginiz olsun. Selamlar” mesajını aldım. Aslında hemen kapatmak istemişler de rica minnet iki gün daha süre vermişler, hafta sonunu geçirsinler diye. Cumartesi gidemedim, pazar akşama doğru damladım Şadırvan’a. Ne kötü, hepimiz olacakları biliyoruz, ama elden ne gelir? Sanki Kırmızı Pazartesi’nin Üsküdar versiyonu.

Şadırvan, Azizmahmuthüdayi Mahallesi, Uncular Caddesi’nde. Daha önce de yazmıştım, bu çevrede eskiden onlarca meyhane vardı. Sadece bu caddede 80’li yıllarda en az altı meyhane varmış. Geçmişte Üsküdar Belediyesini yönetenler, bu bölgeyi içki ruhsatı verilmeyecek ‘Kırmızı Bölge‘ ilan ettikleri gibi, var olan ruhsatları da sistematik bir şekilde iptal edip, meyhaneleri birer birer kapatmışlar.
İşte Şadırvan, bugüne ulaşmış iki meyhaneden biriydi. Uncular Caddesi şimdilerde sağlı sollu kahveciler, ‘cafe’ler, pastaneler, lokantalar, fast-food’cuların baskın olduğu, masaların kaldırımlara atıldığı, yaşamın sokağa taştığı, kente yakışır, hayat dolu bir yer. Şadırvan da bu caddenin sonlara doğru, görece daha sakin kısmında yer alır(dı). Onun sokağa taşan bölümünde sadece sigara içenler için masalar var, içerisi perdeyle gizlenir(di). Kaldı ki müşterileri, adaba uygun davranır, kimse kimseyi rahatsız etmez(di). Burada taşkınlık söz konusu olmaz(dı).

Bugün erkenciyim. Son günü Şadırvan’ın. Artık adı bile yok tabelada. Zaten adı da sorun yaratmıştı. 17:00 sularıydı vardığımda. Birkaç masa var. Hakan Bey karşıladı, müsait masalardan birine oturdum. Kimsenin keyfi yok tabii. Hiçbir şey yapamasam da son günlerinde yanlarında olayım.

İlk, Mustafa (Alp Dağıstanlı) ve Gökhan (Tan) ile gelmiştik buraya. O gün, bankoda kolilerce rakı stoğu vardı. Bugün bir 35’lik söyledim, bakkaldan alıp geldiler; içim yandı.

Yanına yarımşar köpoğlu, Arnavut ciğer, bombay fasulye pilaki, soslu patlıcan, pancar söyledim. Kalitede değişiklik yok. Son gün diye tavsatmamışlar.
Ekranların bazısında at yarışı var, ilgilisi takip ediyor. Bugün at yarışıyla ilgilenecek halim yok, cenazeye geldim sanki.
Ama meyhane burası, izin vermez kasvete. İçeride hep bir letâfet, hep bir ferahlık vardır. Son günü olsa bile.

Sağımdaki masada tek başına bira içen beyefendi, muhtemelen Hakan Bey ile konuşmalarımdan çıkarmış olmalı ki, tanıdı beni. İlk yazımdan keşfetmiş burayı. Ara ara gelirmiş. Bugün de bir biralık soluklanmak için uğramış. Kötü haberi ben verdim:
“Yarın sabah mühürlenecek.”

Tanıştırmayı unuttum. Kerem Bey (Altun, 46), akademisyen. Kalkmak zorunda olduğu için rakı ikramımı geri çevirdi. Anı olarak selfie çekti. Mutlu oldum. Yok, ünlü havasına girdiğimden değil, meyhanede herkes kendisi gibi davranır. Bunun yarattığı samimiyetten.

Hakan Bey ile konuşmalarından yakaladım Ümit Bey’i (Çetin- 67). O da dertleniyor buranın kapatılmasına. Kalkmak üzereydi, davetimi kırmayıp oturdu biraz daha. Şadırvan’ın kurucusu Cemal Bey’in (Demirdoğan) eski arkadaşı, 1975’e uzanıyor kişisel tarihleri. Mimar. Emekli sayıyor kendisini. Neredeyse her gün uğrarmış. CHP’li.
“İzmarit tutup ocakta pişirtirdik. Böyle bir mazimiz var burada. Şimdi hem kapatanlara, hem Cemal’in mirasçılarına, hem kendime kızıyorum. Yeterince uğraşmadık. Tembellik ettik. Bana güvendiler, Mehmet’e, Hasan’a güvendiler, olur bu iş zannettiler.”
Ümit Bey yine de ümitsiz değil:
“Yarın mühürlenir salı günü açılabilir de. Belki de hiç açılmaz. Cemal Bey’in resmi nikahlı olmayan eşinden çocuklarıyla nikâhlı eşinden olma çocuklarının sorunları var. Miras kavgası da zarar verdi buraya.”
Ümit Bey sol gelenekten geliyor. Aktif bir politik geçmişi varmış. Caddedeki meyhaneler, 1989’daki belediye seçimlerinden sonra birer birer kapatılmış. Son meyhane burası.
“Ben de kendime iş edindim. Uğraşacağım. Belki yarın açılır.”
Ümit Bey ile fotoğrafımız yok. İstemedi.
Onunla vedalaştıktan sonra önümdeki masada oturan iki kişiyi gözüme kestirdim. Boşluklarına denk getirip rakımı alıp çöktüm masalarına.

Mecit Koptağ (66) ile Vedat Şenoğlu (63) eski arkadaşlar. Beykoz Spor’da top koşturmuşlar zamanında. Nasıl samimiler. Kırk yıllık muhabbete devam ediyoruz sanki. O kadar içten.
Mecit Bey, aileden eğlence, yeme-içme işindeymiş. Eski lunapark, Aşiyan, şimdiki Küçük Çiftlik Park akrabalarının. Babası Selimiyeli. Kendisi de bir zamanlar ‘Kaptan’ın Yeri’ diye meyhane açmış orada. “Maalesef Halk Partiliyim” diye espri yaptı.
Beykoz’da da zamanında onlarca meyhane varken şimdi bir tane bile bırakmamışlar.
Vedat Bey, “Dur bi dakka yav, senin yazını bir arkadaşımız göndermişti bize” dedi. Hafif kızarsam da çok mutlu oldum. Amaç da bu zaten, meyhanelerin görünür olmasına katkıda bulunmak.
Hakan (Bakırhan) Bey ile dertleştik bir ara. Hâlâ umudu var:
“Sinem Dedetaş’a bağlı her şey.”
Hakan Bey’in bu caddedeki meyhanesi İmparator, geçmiş belediye yönetimi tarafından kapatılmıştı. 1992’den beri ayrılmadığı Üsküdar’da varlığını sürdürme mücadelesi veriyor.
Cemal Bey’in oğlu Cenk Bey de üzgün. Meselenin, üvey kardeşlerinin uzlaşmazlığıyla da çıkmaza girdiğini söyleyerek, “Koca bir geçmiş yok edilecek” diyor.

Erdoğan Bey (Doğanay, 76), meyhane müdavimliğinde benden kıdemli, doğal olarak, aramızda 16 yıl var.
“60-65 seneden beri içiyorum. 30 yıldır buranın müdavimiyim. Cemal benim 40 senedir, Hacıbaba’dan beri arkadaşımdı. Üsküdar’ın en güzel eğlence yeriydi. Benim sahibinden fazla üzüntüm var. İnşallah sorun çözülür. Her gün gelirim, vaktimi burada geçiririm.”

İnşaat işlerinden emekli. Açılır da tekrar burada buluşuruz dilekleriyle ayrıldık.

Neredeyse kimse kalmadı. Yarın sabah zabıta burayı mühürleyecek. Ayrılmak istemesem de elden ne gelir?

Meyve ikram ettiler. Hesapta jest yaptılar, tabii ki kabul etmedim. Keşke o gün tıklım tıklım dolsaydı Şadırvan. Hüzünlü ama kıymetli bir akşam geçirdim. Belki sorunlar çözülür, tekrar kavuşuruz.

Bindiğim teknenin arkasından bakarken Üsküdar giderek küçüldü, Şadırvan’ın olduğu yer görünmez oldu.
Nesi battı şu güzelim meyhanenin size?