Haziran’dan Haziran’a son bir yılda yabancıya gayrimenkul satışı hariç yalnızca 1 milyar 476 milyon dolar doğrudan yabancı yatırım sermayesi girdi. Buna karşılık aynı bir yılda 21 milyar 661 milyon dolar portföy yatırımı girdi.
Gayrimenkul satışı hariç diyorum, zira biliyoruz ki vatandaşlık için gayrimenkul alanlar, süre sonunda bunları iki kat fiyatına satıp paraları çıkarıyorlar.
Portföy yatırımları, kısa vadeli sermaye hareketleridir.
Sıcak parada, genel olarak “spekülatif”, “kısa-dönemli” ve “aşırı hareketli, hızlı girip, çıkan“ finansal yatırım sermaye hareketlerini belirtmek için kullanılır.
Türkiye‘ye sıcak para girişi, 4-5 Ağustos Nikkei endeksinin yüzde 12,4 oranında düşmesine kadar devam etti.
Türkiye’nin Suriye ve Orta Doğu politikası dış politikada riskler taşıyor. Türkiye’de 10 milyonu aşkın sığınmacı potansiyel sorundur.
Hukuki ve demokratik sorunlar ve güven sorunu tırmanırsa sıcak para çıkar.
Bir devalüasyon riski görürse, sıcak para çıkar.
MB 9 Ağustos net resmî rezervi, 38 milyar dolardır. MB‘nin bir yıl içinde ödemesi gereken dış borç stoku da 54,4 milyar dolardır.
Sıcak paranın ani çıkışı, önce kur şoku yaratır.
Sonuç, döviz sorunu Türkiye’nin başında Demokles’in Kılıcı gibi duruyor. Önce dış açıklardan kurtulmamız gerekir. Bunun için de Hükûmetin, ithal girdi oranının yüksek olduğu sektörlerde ithal ikameci politikalar uygulaması, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmesi ve Rusya ve Çin ile olan dış ticaretimize kota ve vergi uygulaması gerekir.