Biri tutuklu, iki yönetim kurulu üyesi kendi ülkelerinde (Rusya, Fransa) rüşvet, kayırmacılık ve yolsuzluktan yargılanan bir şirketten söz ediyoruz:
Adı Akkuyu A.Ş. Öyle bir şirket ki limanı var… Vergi cenneti ülkelerde denetimsiz para transferleri yapabiliyor. İnşaatı süren Akkuyu Nükleer Santrali bittiğinde 15 yıl süreyle, Türkiye’ye kilovatsaati 12,35 Cent’ten elektrik satacak.
Ve bu durumun Türkiye’yi yöneten kimseyi rahatsız etmediği de ortada. Bilakis şirkete rahat rahat bu işlemleri yapabilsin diye yetkiler tanınmış. Muhtemelen güç koşullarda çalıştırılan işçiler dışında herkes hayatından memnun.
Aslında bu ttablo, ülke yönetenlerin geçen hafta duyurduğum OECD Rüşvetle Mücadele Grubu’nun hazırladığı Türkiye raporuna neden yokmuş gibi davrandığını da açıklıyor.
Zaten bu bin anlık bir gelişme de değil…
Bir iktidarın vergi cenneti diye tanımlanan ülkelerin listesini yıllarca açıklamaması; bütçesine katkıda bulunacak milyarlarca liralık vergi tahsilatı yapabilecekken bundan vazgeçmesi anlamına geliyor. Zamana yayılacak şekilde, alabileceği vergiden yıllarca feragat etmenin, mutlaka bilmediğimiz nedenleri vardır.
Yolsuzluğu umursamayan, rüşveti yok sayan, istatistik kurumu yargıya saygı duymayan, sırf memura emekliye düşük zam vermek için riyakârca zamları birkaç gün ötelemenin hesabını yapan bir anlayış yönetiyor ekonomiyi.
Bu yanı şaşırtıcı olmayabilir. Ama gözümüzün içine baka baka, çalışandan, emekliden, yoksuldan zenginlere bu kadar rahat servet transferi yapılabilmesi, vatandaşı ezmekten başka bir anlama gelmiyor.