Esfender Korkmaz: Mehmet Şimşek'in yaptıkları yaşam koşullarını kötüleştiriyorsa halk niye güven duysun?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

2023 Haziran ayı ile 2024 Haziran ayı arasında son bir yılda;

*101,3 olan Ekonomik güven endeksi 100 güven sınırının altına 95,8’e geriledi.

*Tüketici güven endeksi, 85’1’den 78,3’e geriledi.

*Reel Kesim güven endeksi, 105,7’den 100,5’e geriledi.

*Üretici ve tüketici son bir yılda maddi durumum bozuldu diyor ve

*Önümüzdeki yılda da ekonomik durumun daha da bozulacağını bekliyor.

İktisadi ajanların ileriye dönük beklentileri ekonomik dengelerin nerede oluşacağını tayin eder. Tüketimi-tasarrufu ve yatırımı etkiler. Tüketici de eğer ileride ekonominin daha da kötüleşeceğini düşünürse, tedbir olarak harcamalarını kısar. Ama istikrarsız bir ortamda harcamalardan artan tasarruflar güven sorunu nedeni ile yatırımlara da dönüşmez. Olumsuz beklentiler krizden çıkışı zorlaştırır.

Güven endeksinin ortaya çıkardığı iki çelişki var;

Birisi… Şimdi giden Merkez Bankası Başkanı ve halen devam eden Maliye ve Hazine Bakanı da tam bir yıl önce gelmişti. Bağımsız Merkez Bankası’na dönüş ve rasyonel politikaların güveni artırması gerekirdi. Ama tersine düştü. Çünkü halk rasyonel söylemine bakmıyor, yaşadıklarına bakıyor. Üretici de ürettiğine bakıyor.

İkincisi… İç güvenin düşmesine rağmen, sıcak para geldi. Sıcak paranın gelmesi rasyonel politikalar söylemi değil, borsada spekülatif artış ve faizlerin TÜFE’nin altında olmasına rağmen kur artışının üstünde olmasıdır. Sıcak para girdikçe kurlar sabit kaldı. Kur-faiz makasından yabancı getirdiğinden fazla döviz çıkardı. Ama artık sıcak para da çıkıyor.

Mehmet Şimşek iyi niyetle, bütçede tasarruf dedi. Ama gerçekleşmesi mümkün olmadı. Şimdi panik içinde vergileri artırmak için maliye tasarı hazırlıyor. Ama kriz döneminde vergileri artırmak, yatırımları ve üretimi kısmak demektir.

Başarısızlıklar halkın yaşamına yansıyorsa, halk nasıl güven duyar? Yeni yanlışlarla istikrar nasıl gelir?

Esfender Korkmaz’ın yazısı