Sanırım Montella’nın turnuvanın başından beri en çok zorlandığı konu gömülü rakibe karşı set oyununda üretken olmak. Hakan Çalhanoğlu’nu ön tarafa atmak, Arda’yı öne alıp Barış Alper’i sağa yaklaştırmak da çözüm olmadı rakibin 10 kişi kalınca yaptığı savunmaya. İlk yarı bittiğinde, Çekya’nın net pozisyonu da gol beklentisi de bizden fazlaydı. Olmuyordu, üretemiyorduk. Açıkçası endişeliydik de. Oyun böyle devam ettiği sürece Çeklerin maça tutunma inancının artacağını, bizim de 11’e 10 oyunda üretken olamadığımız için baskıyı hissetmeye başladığımızı öngörüyorduk.
Tam bu noktada, soyunma odasında iyi bir teknik adam hamlesi geldi A Milli Takım ekibinden. İkinci yarının ilk düdüğüyle beraber üst üste Barış Alper’i savunmanın arkasına kaçırmak için atılan toplar, Çekya savunmasının dengesini bozdu. Yine böyle bir pozisyonda, sağdan gelip soldan bitirerek öne geçtik. Hakan’a ayrı bir parantez açmak lazım. Turnuva öncesinde kısa sohbet etme imkanı bulmuştuk. Dozunu fazlasıyla aşan tepkilere o kadar öfkeliydi ki bunun cevabını sahada vermeye kararlıydı. En kritik yerde sahne aldı, bizi gruptan çıkarmayı başardı.