Ayşenur Arslan: Memleketi 3'üncü Dünya Savaşı fikrine ısındırmaya çalışanlardan biri de son konuşmasıyla Bahçeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bana göre, Bahçeli’nin 25 Haziran TBMM grup konuşması, Erdoğan’a Sinan Ateş mesajını daha dava başlamadan verebilmek içindi.

Ama elbette ondan ibaret değildi.

Sırbistan Cumhurbaşkanı’nın sözleri.. The Economist’in -nedense hep kehanet niyetine okunan kapaklarından biriyle- 3. Dünya Savaşı başlığı.. Ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ekranda gayet rahat bir ifadeyle bunu teyit etmesi..

Memleketi 3. Dünya Savaşı fikrine ısındırmaya çalışanlardan biri de son konuşmasıyla Bahçeli oldu.

Malum otoriter liderler ve rejimler savaşı ya da en azından savaş korkusunu diri tutmayı sever..

MHP lideri de “böyle bir süreçte Cumhur İttifakı dağılmamalı” diye savaş anonsunu esirgemedi.

Ancak bu yazıda benim asıl paylaşmak istediğim, Hakan Fidan’ın, medyanın neredeyse görmezden geldiği şu sözleri:

“Mültecilerin geri dönmesini önemli görüyoruz. İktidarı, muhalefetiyle bütünleşik bir hale gelmiş Suriye’nin, PKK terörü ile mücadelede önemli aktör olacağını düşünüyoruz.”

Neymiş?

Suriye’de muhalefet ile rejimin karşı karşıya gelmesi.. Ve bu çerçevede patlayan savaşta ölenler, başımıza gelenler.. Sonra sanki yumuşama sinyalleri.. Derken..

“Suriye’de iktidarla muhalefetin (yumuşama ne demek) bütünleşmesi” yeni politikamız olmuş.

Onca kayıp.. Milyonlarca mülteci.. Akıl ötesi harcamalar..

Dönüp “nerede kalmıştık” mı diyeceğiz!

Daha da önemlisi bunu upuzun bir sohbetin arasına sıkıştırılmış bir cümleyle mi öğreneceğiz!

Devlet Bey “normalleşme” retoriği üzerinden uzun uzun ihanet, sinsilik, soysuzluk bombaları yağdırırken.. Meğer Suriye ile normalleşiyormuşuz.

Kendi adıma çok isterim.

Ama bir zahmet şu “NORMAL” bizim buralara da uğrasa ya!

Ayşenur Arslan’ın yazısı