Özel, Avrupa seçimlerinde ortaya çıkan aşırı sağın yükselme trendinin hem Avrupa hem de Türkiye için ciddi bir tehlike olduğunu düşünüyor. Aşırı sağa karşı başarılı olmanın yolunun onlara yaklaşıp argümanlarını tekrarlamaktan geçmediğini, Avrupa sol ve sosyal demokrat partilerinin kendi değerlerine dönerek, gelir dağılımı eşitsizliği ve sosyal devletin ortadan kalması gibi konularda ciddi alternatifler ortaya koyması gerektiğini söylüyor. İncil’e el basmadan göreve başlayan, İsrail-Filistin konusunda farklı bir tavır alan, aşırı sağa cepheden karşı çıkan İspanya başbakanı Pedro Sanchez’in sağla uyumlu çizgi izleyen diğer partilerle kıyaslandığında bu süreçten en az zararlı çıkan solcu lider olduğunu söylüyor.
Ona göre, Avrupa’da sol ve sosyal demokrat partilerin bu tehdit karşısında yapmaları gerekenler çok net: Kendilerine bakarak bir özeleştiri vermek, değişmek gerektiğini görmek, toplumun bütününe dokunacak sosyal politikalar geliştirmek, sağdan uzak durarak toplumun genelinin hissettiği sorunlara odaklanmak.
“Güçlenen aşırı sağ aslında gelir adaletsizliğinden, yoksulluktan, işsizlikten, sosyal devletin gerilemesinden besleniyor. Çözümün sosyal demokrasi ve sol politikalarda olduğunu unutmamak lazım. Eğer sol politikalarla toplumun bu kesimlere umut verilebilirse, aşırı sağın istismarından kurtulunabilir. Ancak, ekonomi politikalarında diğer partilerden ayrışmadan, sosyal devleti yeniden güçlendirmeyi savunmadan ve toplumun kırılgan kesimleri için çok iddialı programlar açıklamadan bu silah aşırı sağın elinden zor alınır. Biz biraz biraz onlara benzeyerek daha çok oy kaybederiz.”
Özel’in aşırı sağın sömürüp beslendiği alanların başında gelen göçmenler konusunda AB’ye ve Türkiye ile sığınmacı anlaması imzalayan Merkel’e de eleştirileri var. “Avrupa Türkiye’yi kendisi için bir tür sığınmacı kampı haline getirirken, Türkiye’de Erdoğan’ın olmasından memnun” diyor. Avrupa’nın kendileriyle böyle bir sığınmacı anlaşması yapamayacağını söylüyor.