Zeynep Gürcanlı: AB'yi beş yıl boyunca kimin yöneteceğine dair büyük bir siyasi çekişme yaşanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Avrupa Parlamentosu seçimlerinden hemen sonra, özellikle AB hükümetleri arasında bu dört görev için bir “uzlaşma” olduğuna ilişkin bilgiler sızmıştı. “Uzlaşmanın” şöyle gerçekleşmesi bekleniyordu;

– AB Komisyonu Başkanlığı’nı sağcı Hıristiyan demokrat grup Avrupa Halk Partisi (EPP) mensubu, hâlihazırdaki AB Komisyon Başkanı Alman siyasetçi Ursula Von Der Leyen’in görevine beş yıl daha devam etmesi;

– AP seçimlerinden ikinci çıkan sol hareketin desteklediği, Portekiz’in eski Başbakanı, sosyalist siyasetçi Antonio Costa’nın AB Komisyon Başkanı olması;

– AP seçimlerinde bu sefer pek varlık gösteremeyen Liberalleri temsilen Estonya’nın liberal Başbakanı Kaja Kallas’ın Dış politika yüksek temsilcisi seçilmesi;

– AP içindeki en büyük grup olan EPP”li Roberta Metsola’nın da halihazırda yürüttüğü AP Başkanlığı görevine devam etmesi.

Ancak bu “uzlaşma”, beklenenin aksine, AB’nin geçen haftaki gayrı resmi liderler zirvesinden çıkmadı. Bunda, iki unsurun etkili olduğu ifade ediliyor.

İlki, AP’de vekil sayısını arttıran Hristiyan Demokrat EPP’nin “neden daha fazla görev olmasın” hırsında düğümleniyor; EPP, Von Der Leyen’in 5 yıllığına AB Komisyonu Başkanı olmasının yanı sıra, AB Konseyi Başkanlığı görevinin iki bölüme ayrılıp, ilk iki buçuk yılında Sosyalistler’in, ikinci bölümde ise Hristiyan Demokratlar’ın bir temsilcisinin bu göreve atanmasını masaya getirdi.

Hristiyan Demokratlar biraz da AP içinde vekil sayısını arttıran aşırı sağcıların desteğine güveniyor gibiler Sosyalistlere karşı. Hristiyan Demokrat Ursula Von Der Leyen’in, İtalya’nın aşırı sağcı Başbakanı Meloni’yi “memnun etmek” -ve elbette AB üst düzey yönetim seçimlerinde desteğini almak için- İtalya’daki ifade özgürlüğüne indirilen darbeler konusunda AB Komisyonu’ndaki soruşturmayı “sümen altı ettiği” haberleri, bu pazarlıkların bir parçası elbette.

İkinci unsur da, yine Meloni’nin tutumunda düğümleniyor; Aşırı sağın AB hükümetleri içindeki en büyük temsilcisi İtalya Başbakanı Meloni de, kendi “fikirdaşları” için AB Komisyonu içinde daha kritik pozisyonlar peşine düşmüş görünüyor. Meloni’nin “AB Dışişleri Bakanlığı” görevi için İtalya İstihbaratı’nın başındaki Elisabetta Belloni’yi aday gösterdiği konuşuluyor siyasi kulislerde.

Meloni’nin aşırı sağcılar için ayrıca AB Komisyon Başkan vekilliği ile, Komisyon’un ekonomiden sorumlu üyeliğini de almak istediği de ifade ediliyor. Hatta AB’nin Ekonomik komiserliği için hâlihazırda Meloni’nin hükümetinde AB Bakanı olan Raffaele Fitto’nun ismi öne çıkıyor.

Zeynep Gürcanlı’nın yazısı