Barış Terkoğlu: Siyaset, TSK personelinin zorunlu üye olduğu OYAK'tan elini çekmeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“OYAK’taki kaybın sebebi ne” diye sordum:

“OYAK, kanununda yazdığı gibi özerk bir kuruluştu. Genel kuruldan müdürlere kadar biz askerler belirlerdik. İlk olarak 2016 yılında hükümetin tavsiyesi ile genel müdür belirlendi. OYAK’ın son 20 yılını incelediğimizde de 2016 yılından itibaren verilen nemanın, enflasyonu karşılama oranının düşmeye başladığını görüyoruz. Özellikle son beş yılda OYAK Yönetimi en kötü performansı göstermiştir. 2023 yılında nemanın enflasyonu karşılama oranı 1.19 iken Koç Holding’in 11.1, Sabancı Holding’in 3.5.”

Üçok’a göre olay yönetim değil siyaset sorunu: “Sadece yöneticilerin kötülüğü ya da yetersizliği ile açıklanamaz bir durum söz konusu. Siyasetin OYAK’a müdahale etmesiyle başlayıp devamında yönlendirmeleriyle yapılan yatırım ve satın almalar (Total, Sağra satın almaları), OYAK’ın genel kurulu başta olmak üzere yönetim, denetim ve temsilciler kurulunda OYAK üyelerinin dörtte birini temsil eden emeklilerin hiç temsil edilmemesi oy hakkının olmaması, şeffaflığın olmaması, genel müdürün sadece iki imza ile birlikte çok büyük harcamalara yetkili olması ve benzeri…”

Üçok’un verdiği bilgiye göre OYAK üyelerini ev sahibi yapmak için kurulmuş bulunan ve isteğe bağlı olarak ilaveten maaşlarının yüzde 10’unu verdikleri KÖBF (Konut Ön Biriktirme Fonu) bu yıl TÜİK enflasyonunun altında kalarak yüzde 61 getiri sağlamış. Üçok, siyasetin elini OYAK’tan çekmesini istiyor: “Siyaset, alın terimizle kazandığımız paralarla kurulmuş OYAK’tan elini çekmeli. OYAK’ı siyasi amaçları için kullanmaktan vazgeçmeli. Aksi takdirde OYAK biter ve en büyük zararı memleketimiz görür.”

Tüketilecek başka bir şey kalmayınca; eller, nöbetle, silahla, terle birikene uzandı. İnsanın iradesinin paranın kanunlarını yendiği gün birikmişin de tükenmişin de tartışması bitecek.

Barış Terkoğlu’nun yazısı