Mühdan Sağlam: Rusya bütçesinde gaz ve petrol dışı gelirler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Rusya bütçesi denildiğinde bazen abartılı biçimde petrol ve doğal gaza işaret edilse de bütçe sadece bununla dönmedi. Bütçede enerji dışında vergiler, devlete ait işletmelerin kârları ve enerji dışındaki ihracat geliri genel dengenin sağlanmasına katkı sundu. Nitekim Rusya Federal Vergi Servisi Başkanlığı’nın açıklaması da bununla örtüşüyor. İlgili başkanlığın açıklamasına göre, Rusya’nın konsolide bütçesinin petrol ve doğalgaz dışı gelirleri 2023 yılında yüzde 16 arttı.

Vergiler ve iç ekonomiden gelen alternatif gelirlerin yanı sıra, Rusya’nın petrol ve doğal gazdan farklı ihracat kalemleri de var ki bu verilere de yansıyor. Rusya Gümrük verilerine göre ihracat 2023’te yüzde 28 civarında düşüşle 425 milyar dolar civarında oldu. Benzer bir gerileme ithalatta da olduğu için 140 milyar dolara yakın ticaret fazlası verildi. Bu çerçevede tarım ürünleri ilk akla gelen, bunu silah endüstrisi, nükleer enerji, değerli metaller ve mineraller izliyor. Örneğin tarım ihracatında yüzde 20’lere varan yıllık büyüme savaş sonrasında gerilese de daralma değil, yüzde 5 artışla kapattı.

Kabaca çizilen bu tablo Rusya ekonomisi ve geleceği konusunda farklı tartışmalara neden oluyor. Ancak özellikle Batılı merkezlerde en çok sorulan soru “yaptırımlar işe yarıyor mu” oluyor. Yaptırımların tamamen işlevsiz olduğunu söylemek doğru olmadığı gibi bu yol haritasının Rusya’nın dibe vurmasına neden olacağını söylemek de güç. Tıpkı diğer yaptırım altıdaki ülkeler gibi yaptırımların bedelini yöneticiler değil, halk öder. Rusya şimdilik elindeki kartları, küresel konjonktürü doğru kullanarak topluma yüklenen bedeli hafifletebiliyor. Küresel sistemdeki değişim, yeni merkezlerin yükselişi, müttefiklik ilişkilerindeki esneklikler, dikkate alındığında Batı yaptırımlarının bir anlamda hâlâ kendini dünyanın merkezi sanma ana fikrine dayandığı söylenebilir. Değişen dünyada koşullarını en azından Rusya’nın şimdilik lehte kullandığı da. Bununla beraber yukarıda özetlenen tablonun orta vadede korunup korunmayacağı ancak Rusya ekonomisi ve yaptırımların etkinliği konusunda bize net fikir verecek. Ancak yine de önceden Rusya’ya ömür biçme yarışına giren otoritelere şunu yeniden hatırlatmak gerekiyor: Rusya göründüğü kadar güçlü olmayabilir, ancak sanıldığı kadar zayıf da değil.

Mühdan Sağlam’ın yazısı