Murat Muratoğlu: TÜİK'in öyle bir hesaplama yöntemi var ki sırtımızı kaşısak yine büyürüz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Uyarımı yaptıktan sonra devam edeyim… Sıkılaştırılmaya çalışılan Türkiye ekonomisi birinci çeyrekte yüzde 5.7 oranında büyüdü… Maşallah…

Merkez Bankası bilanço büyüklüğü son bir yılda yüzde 237 artarak eski don lastiği kıvamında sıkılaştırılmış.

Normal şartlarda oda sıcaklığında başka da bir şey yazmama gerek yok aslında bunun ne demek olduğunu anlayana… Zira köşeyi doldurmam gerekiyor bir yolla…

Büyümemeye çalışıyorsun, büyüyorsun! Neden? Büyüyünce enflasyonu kontrol edemiyorsun. Madem büyümüşüz deyip bir de başarısızlığınla hava atıyorsun.

Güzel bir şeyse böyle büyüme, neden kemer sıktırıyorsun bu millete? “Bu da benim fantezim” deyiver halden anlarız o kadar, sen merak etme…

Büyüme dediğin duruma göre değişen bir veri… Büyümenin motoru ne? Depremi bildin mi? Yıkılan apartmanlar tekrar yapılıyor haliyle…

Büyüme rakamlarına büyüteç tutunca görüyoruz ki yüzde 11.1 ile inşaat sektörü coşturmuş rakamı… Yıkılanı yeniden yapıyorsan sana bana faydası ne? Yok!

Ekonomi yönetimi, “soğutalım biraz” moduna geçse de net vergi gelirleri yüzde 10.4 artışla devlet kasasını doldurmaya devam ediyor. Devletin bu vergi gelirleriyle ne yaptığı ayrı bir muamma…

Yolla güzel kardeşim milletin cebinden 5.7 milyar lira Maarif Vakfı’na… Sonuçta hepsi partinin çocukları kalmasınlar açıkta…

Ama asıl mesele, tüketimdeki durum. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları yüzde 7.3 artış göstermesi ekonomi yönetimine güvensizliğin tescillenmesi…

Şimdi almazsam fiyatı artar hiç alamam düşüncesi mıh gibi kazınmış insanların belleğine bir kere… Kolay olmuyor silmesi…

Sanmayın ki tüketim harcamalarındaki artış, gelir düzeylerindeki artışa işaret ediyor. Esas hikaye kredi, kredi kartı borçları ve taksitli satışlara dayanıyor.

Murat Muratoğlu’nun yazısı