Zülal Kalkandelen: Anormal olan Bahçeli'nin kendisi!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir zamanlar Erdoğan hakkında alıntıladığım aşağıdaki sözleri söyleyen kendisi değilmiş gibi, 180 derece dönüp bugün cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini övmesi mi normal?

“Erdoğan, sen Esat’ın kirli bir kopyası, Pensilvanya’nın eski sevdalısı, Washington’un daimi tutsağı, Kandil’in tavizsiz havarisi, Ermeni hısmı, Türklüğün yaşayan düşmanısın!” 

“Erdoğan, sende mertlik işportaya düşmüş! Senin yaptıklarına ancak iblis teşebbüs edecektir.”

“Erdoğan, aslında Türk tipi değil Tayyip tipi başkanlık hayali kurmaktadır. Tek adam diktatörlüğü, tahtsız ve taçsız sultanlık peşinde koşmaktadır. Rüşvet ve yolsuzluk çamuruna batmıştır.”

“Alçaksın ve şerefsizsin!”

“Tekeden süt sağılmaz, balda tuz bulunmaz, suda ateş yanmaz, Erdoğan’dan da cumhurbaşkanı olmaz!”

Hakkında daha önce bunları söylediği Erdoğan, 14 Mayıs seçimleri öncesinde “Son seçimim” dediğinde “Ayrılamazsın!” diye haykırması mı normal?

Bir muhalefet partisi lideri olarak Abdullah Çatlı, Alaattin Çakıcı gibi mafya liderlerine “dava arkadaşım” diyerek sahip çıkması mı normal?

Her konuşmasında birilerine hakaret edip tehdit savurması mı normal?

“Bugün karşımıza yeniden çıkanlar, dün Milli Mücadele’de tepelenenlerdir. Ana karnındaki bebekleri süngüyle deşen canilerdir” diyerek Millet İttifakı’nı Kurtuluş Savaşı’nda yenilen düşmana benzetmesi, sürekli kutuplaşmayı artırması mı normal?

Sinan Ateş cinayetinde adı geçen Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ı da arkasına alarak NOW TV, Halk TV ve Sözcü’yü hedeflemesi mi normal?

Anayasanın kurallarını uygulayan Anayasa Mahkemesi hakkında, “Hainlerin sırtını sıvazlayan Anayasa Mahkemesi’dir” diyerek mahkeme üyelerini hedef göstermesi mi normal?

31 Mart’ta görüldüğü gibi Türkiye genelinde ancak yüzde 5 oyu olduğu halde, hiçbir sorumluluk almadan yıllardır iktidar ortağı olması, iktidarın nimetlerinden faydalanması mı normal?

Zülal Kalkandelen’in yazısı