Burcu Aydın Özüdoğru: Kredi maliyetleri yükseldi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Merkez Bankası zorunlu karşılık oranlarını artırarak piyasadan fazla likidite çekmeyi hedefliyor. Hatırlayacak olursak zorunlu karşılık oranlarının artırılması, bankaların daha fazla mevduatı Merkez Bankası’nda tutmak zorunda kalmasına sebep oluyor. Bu durum, hem bankaların kredi verme kapasitesini azaltıyor hem de piyasadaki para arzını daraltıyor. Sonuç olarak kredi maliyetleri de yükselmiş oluyor. 

Merkez Bankası kararında zorunlu karşılık oranlarının uzun vadeli Türk Lirası mevduatta en düşük, kısa vadeli KKM’de en yüksek olması da Merkez Bankası’nın mevduat kompozisyonunu uzun vadeli TL’ye dönüştürmeye yönelik amacını ortaya koyuyor. Ancak Merkez Bankası’nın uzun vadeli Türk Lirası mevduatı da yüzde 8 oranında zorunlu karşılığa tabi tutmaya başlayacak olmasını, tasarrufların vadesini uzatma politikasıyla çeliştiğini düşünüyorum.

TCMB, KKM hesapları eritmeye yönelik ek düzenlemeler de yaptı. Bu çerçevede, zorunlu karşılık faiz ve komisyon uygulamalarında değişikliklere gitti:

– KKM’de yenileme dahil “toplam hedef”i  yüzde 75’e düşürdü.

– Tüzel kişi KKM ile gerçek ve tüzel kişi YUVAM hesapları “toplam hedeften” çıkardı ve böylece “toplam hedef”i daha da düşürmüş oldu.

– Toplam hedefin sağlanması halinde, KKM için tesis edilen zorunlu karşılıklara uygulanan faiz oranını, politika faiz oranının %40’ına düşürdü. 

Bu uygulamayla bankaların KKM hesap sahiplerine sunacağı faiz oranları daha da düşecektir. Yurt içinde TL faiz oranları yüksek ve kurun da yaz sonuna kadar stabil gitmesi beklendiğinden bu dönemde KKM’de önemli bir erime olmasını bekleyebilir.

Gelelim dünkü karar metninde yapılan değişikliklere…

PPK metninde yer alan en önemli açıklamalardan biri, menkul kıymet tesisi uygulamasını sonlandırması oldu. Ayrıca TCMB likidite fazlasını ilave tedbirlerle sterilize etmeye devam edeceğini iletti. Benzer şekilde, krediler ve mevduatta artış, makro-finansal gelişmeler ve parasal aktarım mekanizmasına bağlı olarak makro ihtiyati çerçevede ek adımlar atacağını iletti. Önümüzdeki 4 aylık dönemde yoğun portföy akışı ve yurt içinde de TL’ye dönüşün beklendiğini gözetirsek, TCMB’nin kısa vadeli fon girişlerini aktif bir şekilde yönetmesinin oldukça isabetli olacağını değerlendiriyorum.

Burcu Aydın Özüdoğru