Çiğdem Toker: Türkiye, kara parayla mücadele konusundaki uluslararası ligde hâlâ 'gri liste'de

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ancak OECD nezdindeki Mali Eylem Görev Gücü’nün yaz aylarında alacağı karar ile Türkiye’yi bu listeden çıkaracağı beklentisi hakim. Bu beklentiyi şekillendiren temel olgu ise kalan tek taahhüt olan kripto varlıklara ilişkin yasal düzenlemenin TBMM’ye sunulmuş olması.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bizzat takip ettiği bu teklifin, TBMM tatile girmeden önce yasalaşması bekleniyor.

Dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, değer veya hak ifade eden gayri maddi varlıklar olarak tanımlanan kripto varlıklar konusunda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) geniş olarak yetkilendirilecek. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kurulması, faaliyeti SPK iznine tabi olacak. Teknolojik altyapıları ve bilgi sistemlerinin de TÜBİTAK kriterlerine uygun olması gerekecek.

Türkiye’nin gri listeden çıkmasını sağlayacağı belirtilen söz konusu düzenlemenin ardından, piyasada genel olarak “yapısal reform” diye anılsa da yine küresel sermaye ve uluslararası kuruluşların beklentileriyle uyumlu diğer yasal düzenlemeler sırada olacak.

Kamu ihale “reform”u bunlardan biri. Nitekim Şimşek kısa bir süre önce “Önümüzdeki dönemde kamu ihale reformu, KİT’lerde yönetişim reformu, vergide adalet ve etkinlik, kayıt dışılıkla mücadele gibi alanlarda çalışmalarımızı tamamlayacağız” diyerek ihale mevzuatındaki değişikliğin haberini vermişti. Ancak tabii ki yolsuzluk, usulsüzlük, kamu kaynaklarında kötüye kullanım, nepotizm gibi kavramları hiç kullanmadan. Oysa bu “reform”a duyulan ihtiyaç, yolsuzlukların artmasından başka bir şey değil. Ama böyle bir üslubun kullanılması, tahmin edilebilir riskler içereceği için tercih edilmez.

Aslında kamu ihale kanununda kapsamlı değişiklik çalışması bundan üç yıl önce başlatıldı ancak sonuç çıkmadı. Doğrusu iktidar yanlısı müteahhitlik şirketlerin, eş dost akraba firmalarının kayırılmasının olağanlaştığı, hayret etme duygusunun kaybedildiği bir ortamda ihale sistemine, yolsuzluk karşıtı bir hukuksal ayar vermek çok da kolay olmazdı.

Çiğdem Toker’in yazısı