MESUDE ERŞAN
@mesudersan
mesudeersan@diken.com.tr
14 Mart Tıp Haftası Büyük Hekim Yürüyüşü’ne farklı illerden çok sayıda hekim katıldı. İstanbul Tabip Odası’nın düzenlediği yürüyüşte hekimler, Filistin puşileri takıp İsrail ordusunun Gazze’deki sivillere ve sağlık çalışanlarına saldırılarını da kınadı.

Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde bir araya gelen hekimler, Kadıköy İskele Meydanı’na kadar yürüdü. Yol boyunca “Sağlık haktır, satılamaz, ücretsiz sağlık, paralı değil, herkese eşit, ücretsiz sağlık, sağlıkta dönüşüm, ölüm demektir, şiddet varsa, hizmet yok, yaşamak, yaşatmak istiyoruz, asistan hekim köle değildir, Filistin halkı yalnız değildir, “susmuyoruz, korkmuyoruz, hiçbir yere gitmiyoruz” sloganları atıldı.
CHP milletvekili, halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, DEM milletvekili Musa Piroğlu, CHP eski milletvekili Dr. Ali Şeker de hekimlere eşlik edenler arasında yer aldı.
Fincancı: Bu nasıl eşsiz altyapı?
Meydanda meslektaşlarına hitap eden Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin sağlık hizmeti sunarken gittikçe tükenen, yorulan ve vazgeçen bir noktaya doğru itildiğini söyledi.
14 Mart’ı bayram gibi kutlamak için hekimler ve sağlık emekçilerinin yan yana durması, birlikte mücadele etmesi gerektiğini belirten Fincancı, birlikte daha güçlü olacaklarını söyledi.
Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sağlık altyapımızın eşsiz olduğu yönündeki sözlerini hatırlatan TTB başkanı şöyle devam etti:
“Nasıl bir eşsizlikse bebek ölümlerinin giderek yükseldiği, üstelik de Marmara bölgesinde farklı, Doğu ve Güneydoğu Anadoluda farklı rakamların olduğu günlerdeyiz yeniden. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde neredeyse iki katına varıyor bebek ölümleri. Peki sağlığımızı nasıl böyle eşsiz kılıyoruz o zaman? Koruyucu sağlık hizmetlerini korumuyor, geliştiremiyor ve veremiyorsak… Koruyucu hekimlik yapmazsak tedavi ederek nereye gideriz? Sermayenin kollarına gideriz. Zaten bizi teslim etmek istedikleri yer de orası.”
‘Hekimler kamudan vazgeçmek zorunda kalıyor’
Hekimlerin uzun zamandır kamu hastanelerinde şiddetle burun buruna kalmanın ağırlığı altında ezildiklerini vurgulayan Fincancı şunları söyledi:
“Beş dakikada bir muayene zorlandıklarında yetemedikleri duygusuyla artık kamudan vazgeçmek zorunda kalıyorlar. İstanbul’da özel hastane sayısı, kamu hastanesi sayısının ne yazık ki üç katına çıktı. Yetememenin yükünü omuzlarında hissedecekler. Her gün şiddetle karşı karşıya kaldıklarında ya ölüme gitme korkusuyla yaşayacaklar ya da bu ülkeden gitmek zorunda hissederler kendilerini. Biz meslek örgütü olarak onları sermayenin kollarına, yurtdışına göç etmek yoluna bırakmamak için mücadele ediyoruz.”
İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Nergis Doğan, hekimlerin örgütlülüğüne darbe vurulmaya çalışıldığını söyledi. Erdoğan tüm enerjilerini mesleklerine yöneltebilmeleri için rahat ve insanı koşullar talep ettiklerini belirtti.
Oda yönetim kurulu üyesi Dr. Saffet Ercan da hekimlerin 14 maddelik acil talep listesini okudu:
- TTB’nin sağlıkta şiddet yasa teklifi, şiddetsiz, güvenli çalışma ortamları için mekânsal önlem önerileri kabul edilmeli. Güvenli çalışma ortamlarının sağlanması idarecilerin sorumluluğunda. Şiddet olaylarında idarecilerin sorumluluğu öncelikli olarak dikkate alınmalı.
- Hekimlerin/sağlık emekçilerinin dinlenme koşulları, sağlık hizmetinde hataya sevk etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmeli. Doktor dinlenme odaları, emzirme odaları, kreş her sağlık kurumunda yeterli sayıda sağlanmalı. Nöbet ertesi izin, idarecilerin insafına bırakılmamalı.
- Pandemilerde, pandemiye yol açan hastalık, sağlık emekçileri için illiyet bağı aranmadan meslek hastalığı kabul edilmeli.
- Sağlık emekçileri için fiili hizmet süresi zammı 120 gün olmalı.
- Hekimlerde ek gösterge üst sınırı 7600’e yükseltilmeli.
- Tüm sağlık emekçilerine hakları olan, hiçbir koşuldan negatif etkilenmeyen, emekliliğe yansıyan, gerçek enflasyona uygun, insanca yaşayabilecekleri tek kalem maaş verilmeli.
- Emekli sandığı, SSK, Bağ-Kur emekli aylıkları arasındaki uçurum giderilmeli, tüm emekli hekim aylıkları yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, tüm hekimler emeklerinin hakkı ölçüsünde emekli ikramiyesi alabilmeli.
- Vergide adalet istiyoruz! Vergi dilimi üst sınırı yüzde 15 olmalı.
- Muayene süreleri, bilimsel ve nitelikli sağlık hizmeti gözetilerek düzenlenmeli.
- Acil servislerde yeşil alan kaldırılmalı, poliklinik hizmeti verilmemeli.
- Sağlık ortamına dair düzenlemeler, TTB ve ilgili sağlık emek-meslek örgütlerinin görüşleriyle yapılmalı.
- Atamalar bilimsel ölçütlere ve liyakate dayalı olmalı.
- Tıp fakültesi ve tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanları, eğitimin niteliği gözetilerek azaltılmalı.
- Koruyucu sağlık sisteminin öncelendiği, güçlü ve bölge tabanlı birinci basamak, basamaklandırılmış ve parasız bir sağlık sistemi inşa edilmeli.