Parlak, göz alıcı renkteki yiyecekler ve içecekler başta çocuklar olmak üzere herkesin aklını çeliyor, ama bu gıdalar ölümcül sağlık sorunlarına yol açabiliyor; başta da çocuklar için.

Bilimsel araştırmalar, gıda boyalarının aşırı duyarlılık, astım, deri döküntüsü, migren, erken doğum, kromozom hasarları, tiroid tümörü ve kanser gibi sağlık sorunlarına yol açabildiğini, alerji ve astımı ise artırdığını ortaya koyuyor.
TRT Haber’e konuşan Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ufuk Tansel, gıda boyalarının yarattığı sağlık sorunlarının araştırmalarla kanıtlandığını söyledi. En riskli grubun çocuklar olduğuna dikkat çeken Tansel, gıda katkı maddelerinin davranışsal ve bilişsel etkilerinin incelendiği bir klinik araştırmaya değindi.
Söz konusu araştırmada, yaşları yedi ile 13 arasında değişen 486 hiperaktif çocuk gözlenmiş, sentetik renklendiriciler ve tatlandırıcılardan etkilenen hiperaktif çocukların yüzde 96’sında uzun süreli susuzluk hissi, egzama, kulak ve/veya göğüs enfeksiyonları, rinit semptomları görülmüş. Dahası, hiperaktif çocukların yüzde 60’ında görülen davranış bozukluklarının gıda katkı maddeleriyle ilişkili olduğu saptanmış.
Tansel’in verdiği bilgiye göre Britanya merkezli bağımsız Gıda Standartları Ajansı’nın (Food Standards Agency – FSA) yaptırdığı bilimsel çalışmalar alkolsüz içecek, tatlı, dondurma, şekerleme gibi ürünlerde kullanılan sentetik renklendiricilerden bazılarının çocuklarda davranış bozukluklarına neden olduğunu gösteriyor.
Doğal boyalar var
Aslında gıda endüstrisinde kullanılan her boya zararlı değil. Havuç yağı, pancar tozu gibi doğal boyalar var örneğin, bir de sentetik boyalar var (tartrazin, quinoline yellow gibi). Asıl sorun, maliyeti düşük ama halk sağlığı için zararlı, kansere ve ölümlere yol açabilecek sentetik maddelerin kullanılması.
Bu zararlı maddeler yasal da değil. Tansel, “Asıl sorun, yasal olanların güvenli kullanım dozlarının aşılması, bilinmemesi ya da diğer amaçlı (hile) renklendiricilerin gıda sanayinde kullanılması” dedi.
Ne yapmalı?
Peki tüketiciler gıda boyalarını nasıl fark edecek de kendilerini sakınacak?
Tansel bu soruya, “Dışarıdan bakıldığında anlaşılmasa bile etiket okuma kültürü bunu bize söyler” yanıtını verdi. Tansel’in de işaret ettiği gibi her ambalajlı ürünün üstünde içerik bilgisi var. Burada gıdaya katılan her ürün ya doğrudan adıyla ya da uluslararası bir sınıflandırma numarası olan E koduyla belirtiliyor.
Tansel’in tüketiciler için çok daha kolay bir tavsiyesi de var: “Önerimiz, aşırı yapay renkli şeker, dondurma gibi ürünlerin tercih edilmemesi.”