Sıcak bir temmuz gününde koşarken ya da ağustos ortasında dışarıda zaman geçirirken susuz kalmamak için bol bol su içmeniz gerektiğini biliyorsunuz. Peki ya soğuk havalar?
Kulağa şaşırtıcı gelse de soğuk havalarda dehidrasyon daha sinsi.
Kışın dehidrasyon

Everyday Health’in haberine göre New Yorklu spor diyetisyeni Lauren Antonucci, “Kışın sıvı ihtiyacının azaldığına ve dehidrasyonu kafamıza takmamamıza dair yanlış bir algı var” diyor.
İşte kışın dehidrasyona neden olabilecek bazı durumlar…
İç ortam ısısı
Antonucci, ofis veya evinizdeki ısıtma araçları binayı sıcak tutsa da iç mekan havasını kurutuyor. Bu kapalı ortamlarda zaman geçirmek, gününüzün büyük bölümünde sizi kuru havaya maruz bıkrakıyor. Bu da sıvı kaybı ve susuzluk demek.
Kat kat giyinmek
Sıcaklık düştüğünde de açık havada egzersiz yapmak zihniniz ve bedeninize yararlı. Ancak üşümeyi sevmeyen biriyseniz aşırı giyinebilirsiniz. Antonucci, “Birçok insan kat kat giyiniyor ve terliyor, ancak ısınmadığı için eskisi kadar terlediğinin farkına varmıyor” diyor.
Yanında su taşımamak

Hava sıcakken genelde elimizin altında bir su şişesi bulundururuz. Antonucci, soğukta o kadar susamadığımızı, hatta üşüdüğümüzü, bu yüzden sudan uzak durduğumuzu söylüyon. Yanlış…
Ne kadar su içmemiz gerektiğine gelince… İçecek ve yiyeceklerden erkeklerin yaklaşık 16 bardak, kadınların ise 11 bardak sıvı tüketmesi öneriliyor.
Dehidrasyon belirtileri

ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi’ne göre şiddetli dehidrasyon kafa karışıklığına, bayılmaya, hızlı kalp atışı ve nefes almaya ve hatta şoka neden olabilir. Ev ya da ofiste durup dururken bu noktaya gelmeniz pek olası değil, ancak hafif dehidrasyonun bazı sonuçlarından muzdarip olabilirsiniz. İşte bunu düşündürecek bazı belirtiler:
- Baş ağrısı: Dehidrasyon kadar migren için de tetikleyici olabilir. Araştırmalara göre günlük su tüketimini artırmak, migren ağrısını azaltıyor.
- Ağız kuruluğu
- Kuru cilt
- Baş dönmesi
- Enerji eksikliği: Birçok kişi buna ‘öğle çöküşü’ diyor. Antonucci: “Bu, iyi bir kahvaltı yapmamak veya öğle yemeğini atlamak gibi başka nedenlerden de kaynaklanabilir, ancak belki susuz kalmışsınızdır.”
- Konsantrasyon sorunu: 33 çalışmanın meta-analizi, susuz kalan kişilerde dikkat, yürütücü işlev ve motor koordinasyon dahil olmak üzere bilişsel performansın bozulduğunu ortaya çıkardı.
- Yaralanmalarda artış: Bir sporcuysanız veya hareketli biriyseniz, daha sık yaralanmaya başladığınızı fark edebilirsiniz. Hücreleriniz suyla doludur ve sıvı alımı aynı zamanda kan akışını ve kas kasılmasını da etkiler. Antonucci uyarıyor: “Düzenli olarak tuvalete gitmiyorsanız, eğer iki saatten fazla idrara çıkmadan duruyorsanız veya idrarınız elma suyu rengindeyse, yeterince su içmiyorsunuz.”
Ne yapmalı?

Uzmanlar günün büyük bölümünü evinizde geçirseniz veya evden çalıştığınız için çok otursanız bile yine de sıvı alımına ihtiyaç olduğunu belirtiyor. İşte bunu alışkanlık haline getirmek için yapabilecekleriniz:
* Taşınabilir bir su şişesi alın
Antonucci, “Gittiğiniz her yere su şişenizi götürün” diyor. Sürekli evde kalıyorsanız bu aslında daha kolay. Tek yapmanız gereken su şişenizi odadan odaya taşımak.
* Masanızda su bulundurun
Antonucci: “Bir sürahi su doldurun ve masanızdan eksik etmeyin.”
* Suyunuza lezzet katın
Suya doğranmış elma gibi meyve parçaları atın.
* Su açısından zengin gıdalar tüketin
Nemlendirme açısından sıvılardan ve yiyeceklerden gelen suyun toplamı önemli. Meyve ve sebzeler genellikle su sağlar (kereviz, domates ve karpuz gibi), ancak çorba gibi diğer yiyecekler de epey işe yarar.
* 1:1 kuralını uygulayın
Yani, su dışındaki her içeceği bir bardak suyla eşleştirin. Antonucci, “Sabahları büyük bir kupayı kahveyle, başka bir büyük kupayı da suyla doldurun” diyor. Ya da öğle yemeğinde, bir bardak suyun yanısıra, bir bardak maden suyu veya bir bardak bitki çayı tüketin.