ABD’nin müttefiki bazı Arap ülkeleri, Biden ile görüşmeyi reddederken Müslüman dünyası bunu Batılı güçlerin gaddar bir savaş yürüten İsrail’in yanında cephe alması olarak yorumladı.
Biden tüm bu tepkileri, öfkeyi ve suçlamaları göze alarak İsrail’e geldi. Bu sadece stratejik anlamda vazgeçilmez, çok yakın bir ülkeye destek gösterisi değildi.
Biden aynı zamanda Afganistan, Irak ve Suriye iç savaşından sonra ABD’nin hâlâ Ortadoğu’da, hatta diğer dünya krizlerinde aktif bir güç olarak kalma çabasını canlı tutmak da istiyordu.
Suriye iç savaşında geç kalan ABD etkinliğine yönelik eleştiriler ya da “bölgenin Rusya ve Çin’in oyun alanına dönüşmesine izin verdiği” yorumları bu hamlede derin bir motivasyon da olabilir.
Ama ABD korumakla yükümlü olduğunu düşündüğü İsrail’e söylemleri, askeri gücü ve yüksek riskli savaş bölgesine başkanını göndererek kuşku bırakmayacak net bir destek sergilemeyi seçti.
Şimdi ABD’nin bu seçiminin bölgeye olan etkilerini dalga dalga göreceğiz.
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın İsrail ziyareti bu kamplaşmanın sınırlarının genişleyeceğine işaret ediyor.