Mülakatın yayınlandığı sayfada Kılıçdaroğlu 12 kez ahlaktan, 5 kez etikten bahsederken masadaki diğer ortaklarının haberi olmadan bu kadar hayati bir mutabakata varmasının ne kadar etik olduğu sorusu an itibariyle havada asılı duruyor.
Elbette en büyük hayal kırıklığı altılı masada. DEVAlı Mustafa Yeneroğlu’ndan İYİ Parti’den Bilge Yılmaz’a kadar birçok aktör içinde bulunduğu psikolojiyi açık bir şekilde dile getirdi. Ama sanırım en içten ve net bir şekilde konuşan Gelecek Partisi sözcüsü Serkan Özcan oldu.
“Başka hiçbir söz ya da açıklama seçim mağlubiyeti nedeniyle duyduğum büyük üzüntüyü ortadan kaldıramazdı.
Teşekkür ederim Sn. Kılıçdaroğlu!
Ben ve benim gibi sırf bu ülkeye demokrasi, hukuk ve eşitlik gelsin diye gecesini gündüzüne katan binlerce insana büyük bir teselli bahşettiniz!”
İyi ki olmamış!”
Özellikle son satır Kılıçdaroğlu’na oy veren geniş bir kesimin halet-i ruhiyesi gibi duruyor. Son iki aylık süreç Türkiye’nin yaşadığı yönetim krizinin ve toplumsal uzlaşı darboğazının sorumluluğunun tüm eleştirilere rağmen tek başına iktidara mal edilemeyeceğini de ortaya koymuş oldu.