Kur ve yüksek enflasyon sürekli dalgalanma yaratıyor. Her dalgalanma da orta sınıfı biraz daha eriterek, Türkiye’yi asgari ücretin ortalama ücret haline geldiği fakir bir ülkeye dönüştürüyor. Sadece gençler değil, orta yaş grubundan iyi eğitimli ve meslek sahibi insanların geleceklerini Avrupa’da aramaları bile tek başına ekonomideki açmazı özetlemeye yetiyor. Gidebilen gidiyor, sahip olduğu meslek ve kabiliyetle gittiği yerde iyi bir gelir elde edebiliyor.
O yüzden iki seçim arasına sıkışmış olmanın getirdiği riski küçümsemeyelim. Kaybedecek bir günü olmayan ülkenin yapılması gerekenleri geciktirip bir koca yılı da daha kaybetme yoluna girmesi iyiye alamet değildir. 1 yılın daha heba olması bir dert, yerel seçimin ardından tekrar 14/28 Mayıs sonrasına benzeyen bol ücretli/bol zamlı sarmala girilme ihtimali başka derttir. Kabul edelim ki mevcut durumda bu hiç zayıf bir ihtimal değildir.
Mustafa Karaalioğlu’nun yazısı