Kabataş iftirası iktidarın ve onun paçasına yapışık yaşayanların yalanı nasıl çekinmeden siyasi bir enstrüman olarak kullanabildiklerini açıkça gösterdi.
…Kabataş yalanını yayan ve destekleyenlere bu hatırlatılınca televizyon stüdyolarını terk ediyorlar. Bunu bir onur meselesi yaptıkları için değil. Beş dakika daha o stüdyoda oturmaya cesaretleri olmadığından. Korkuyorlar ve dolayısıyla kaçıyorlar.
Dua etsinler ki yalana şerbetli ve bu işleri çok umursamayan bir memleketteler. Başka bir yerde olsa değil bir televizyon stüdyosuna adım atmaları bir gazeteyi ancak bayide görebileceklerini de biliyorlar.
Hâlâ saldırganca ve utanmadan bu yalandan bahsetmeleri, hatta kendilerine linç uygulandığını söylemeleri bundan. Varlıklarını ve kariyerlerini büyük bir yalana borçlular. Kabataş da o büyük yalanın bir parçası.