Yanlış anlaşılmasın… Barış sürecinde atılan adımlardan her zaman memnuniyet duyuyorum. Ama gerçeğin farklı takdim edilmesine karşıyım. O 10 maddenin altını doldurduğunuz takdirde, uzlaşmanın pek de kolay olamayacağını görürsünüz. Mesela, PKK’lıların siyaset yapabilmesinin önü açılacak; örgüt üyelerinin dağdan inmesi sağlanacak ve bir af getirilecek. ‘Ulus devlet’ tanımı değiştirilecek.
Özerklik ya da farklı bir öz yönetim modeli geliştirilecek. Kürt kimliği anayasal güvence altına alınacak. Bundan dolayı yeni bir vatandaşlık tarifi gerekiyor. PKK çizgisindeki örgütlenmeler, sivil toplum örgütü kabul edilecek ve yasal hale gelecek vs…
Bunların hepsi olabilir; tartışılabilir. Mühim olan insanların ölmemesi, barışın bozulmaması. Ama Dolmabahçe’de açıklanan metni, ‘Her şey oldu bitti. Artık silâh patlamayacak’ diye özetlemek yanlış. Her şey müzakerenin olumlu gitmesine bağlı. Tabii müzakere başlayabilirse! Tereddüt etmemin sebebi, hükümetin çelişkili tutumu.