Devrimci tasviri mühim şeydi. Şimdi mesela bir muhalif tasvirimiz yok. İdeali tariflemiyoruz artık. Olanı eleştiriyoruz yalnız.
Ana muhalefet partisinin de kendisine yönelik bir tasviri kalmadı. Lider değişimi konuşuluyor. Asıl değişim çok daha bütünleşik olmalı.
Yazmaktan bıkmak da otosansür gibi geliyor, yazayım: Partinin gençlik kolları gençlik hareketine dönüşmedikçe, kadın kolları kadın hareketi kadar aktif eylemliğe geçmedikçe olmayacak. İktidara gelince işçi ve emekçiler için neler yapılacağını anlatarak ve koca bir sınıfı sadece bir seçmen kitlesi gibi görerek olmayacak. İşçi ve emekçiler içinde örgütlenme gerek, onların itici gücüne güvenmek gerek.
Örgütlenmenin önemini kavramak gerek, üyen kadar, sempatizanın kadar, partizanın kadar güçlüsündür.
Bu solun yoludur, devrimcilerin yoludur.
Onları sistemin ötekisi olmaktan çıkaracak yol da budur.
Matematiksel bir gerçek, bir tarafa 45 dereceden fazla yatarsanız, devrilirsiniz.
Ana muhalefet sağa fazla yaslandı, milliyetçilik sağın huyudur, ondan kaldıraç olmaz, fazla milliyetçilik aynı açıya baskı yapıyor.
Bir devrimci, koca bir fabrikayı değiştirebilir, koca bir fakülteyi örgütleyebilir, bir devrimci tek bir mahalleden bile koca bir kortej çıkarabilir.
Bulgura konan bir yaprak reyhanın, tadını unuttuğumuz ete konan bir yaprak defnenin yemeğe kattığı lezzet, aroma ve kalite gibidir.
Sayıları azdır, etkileri çok.