Merkez Bankası’nın eksi reel faizde direnmesi, bankalara ve dolar zenginlerine yaradı.
1.Bankalar Merkez Bankası’ndan yüzde 15 faizle fon alıyor, bunu yüzde 40- yüzde 50 ile tüketici kredisi olarak satıyor. Arada yüzde 300 kâr sağlıyorlar. Bankalar bu kadar yüksek kâr marjını devam ettirmek için, finansçılara yüzde 15 faizi konuşturdu. Bütün finansçılar faizin yüzde 15 olacağını tahmin ediyordu. MB’yi adeta abluka altına aldılar.
2.14 Mayıs öncesi dolar kuru 19,5 lira idi. 23 Haziran Cuma günü 25,23’e yükseldi. Yani yaklaşık bir ayda yüzde 30 arttı. Bu artıştan doları olanlar kazandı. Arap ülkelerinin Türkiye’de doları var. Birçok yerlinin de yurt dışında yüksek meblağlarda doları var. Bunlar kazandı.
3.Kur artışı dış borçların TL maliyetini artırdı. Bankaların bir yıl içinde ödenmesi gereken 53,1 milyar dolar dış borcu var. Ama pozisyon açıkları yok. Özel sektörün ise yine bir yıl içinde ödemesi gereken 66,8 milyar dolar dış borcu var. Pozisyon açığı var. Özel sektör temerrüde düşerse bankaların dönmeyen kredileri artar. Bankalar da zora girer
Hükümetin ekonomide temel yanlışı, çözüm üretmek yerine işi sürekli algıyla götürmek istemesidir.