İşte bu nedenle Kılıçdaroğlu, bundan sonraki yol haritasını belirlerken, yaşadığı hezimetten başarı hikayesi çıkarmaya çalışanlara kulaklarını tıkamalı. TBMM’deki yemin törenini locadan izlemesini gösteren o yalnız ve üzgün fotoğrafına iyi bakmalı. “Neden başaramadık”, “Tayyip Erdoğan TBMM kürsüsünde Cumhurbaşkanlığı yemin ederken ben neden yemin törenini locadan izlemek zorunda kaldım” sorularının yanıtlarını samimiyetle aramalı. “Bana mecburlar. Ne yapsam, kimi aday yapsam desteklemek zorundalar” diyerek iktidarı değiştirmek isteyen insanları koyun yerine koymaktan vazgeçmeli. Bir de şunu unutmamalı: Bu artık Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişisel tarihinde listelenmiş bir seçim yenilgisi değil. Bu aynı zamanda bedelini iktidarın yanlış icraatları nedeniyle ekonomide, adalette, temel hak ve özgürlükler alanında ağır şartlarda yaşayan milyonlarca insanın ödeyeceği bir yenilgi. Bu aynı zamanda milyonlarca insanı depresif bir umutsuzluğun pençesine atan bir yenilgi.