Merkez Bankası’nın itibar restorasyonuna ihtiyacı var. Sözde değil özde bağımsızlık ihtiyacı arttı. Enflasyonun yürüme koridorunda yetkin bir guvernör (MB Başkanı) gerekiyor. Öyle ki siyasetin dilini değil ekonominin gereğini yerine getirecek bir başkan… Bize kazandıran pazarımız Avrupa… Ancak kafa yapımız ise Afrika… Sormamız gereken soru şudur; “bizler batının doğusu muyuz yoksa doğunun batısı mı?” Nitekim bu soruya küresel piyasaların verdiği cevap; “Doğu’nun Batısı” şeklinde… Merkez Bankası, başkanlık ofisinin finansal kalemi gibi çalışacaksa şu anda zaten fiilen çökmüş olan mevcut ekonomik modelden, ülke yararına bir netice çıkaramayız. Değil Şimşek, Keynes dahi mezarından kalkıp gelse, güven olmadıktan sonra hiçbir etki doğuramaz. Piyasa; güveneceği bir yetkinlik arıyor. Başkanın borazanı bir guvernör değil… Bunun da yolu içeride ve dışarıda itibarı yüksek, kararları rasyonel, piyasa ile uyumlu ve bilimle barışık olan bir guvernör bulmaktır. Aksi halde eski tas eski hamam gideriz ve kur-faiz-enflasyon şeytan üçgeninde kıvranırız.