Ancak Oğuzhan Uğur’un Mevzular Açık Mikrofon isimli Youtube yayınını her kesimden, özellikle gençlere ulaşma başarısıyla görüyoruz ki, eskinin merkez medyasında doğal olarak gelişen karşılıklı konuşmaya toplumun hâlâ ihtiyacı var. Her ne kadar siz kendi medyanızı oluşturup defalarca seçim kazansanız da bir yerde geliyor ayrı dinamikler kendini dayatıyor. Yeni medya, gelenekseli işte böyle yeniden inşa ediyor. Bugün yapılacak seçimin sonucu ne olursa olsun bu gerçek değişmeyecek. Kim kazanırsa kazansın işi hiç kolay olmayacak. Ancak bugün sandığa gidip “ben bu yaratılan medya düzeninden de yana değilim” deme şansımız var. Eğer kazanan taraf olursak bu iktidara tepki olarak doğan ‘muhalif medya’ kavramını da yeniden düşünmemiz gerekiyor. Sonuç ne olursa olsun, bu seçim süreci toplumun böyle bir şey istemediğini, daha merkezde durabilen yapılara ihtiyaç olduğunu gösterdi çünkü. Muhalif bilinen haber kanallarının, böyle bir program oluşturamayarak bir yeni medya programı olan Mevzular’ı tamamen veya kesitler halinde yayınlamak zorunda kalması, iktidar trollerinin programa saldırıları, meydanlarda izletilmesinin engellenmeye çalışması bunun en taze kanıtı. Tüm tarafların kendi eksikliklerinin de bir gösterisi bu…