Fatih Altaylı: İkinci Dolmabahçe vakası

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık geçmişte kalan ATA İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan’la görüştükten sonra Oğan çok sert eleştiriler yönelttiği Ak Parti’ye ve AK Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’a destek verme kararı aldı.

O gün bugündür de en sıkı Ak Partiliden daha sıkı bir biçimde muhalefete bindiriyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en sıkı destekçisi haline geldi.

Herkes bu durumu şaşkınlıkla izliyor.

Ben ise bu duruma “Dolmabahçe Büyüsü” diyorum.

Çünkü Erdoğan kiminle Dolmabahçe’de görüşürse, Dolmabahçe Sarayı’na muhalif olarak gelen kişi görüşmeden sonra sıkı bir AK Parti destekçisi olarak ayrılıyor.

2007 yılını hatırlayın lütfen.

2007 yılının 27 Nisan günü, Türk Silahlı Kuvvetleri, dönemin iktidar partisi aleyhine oldukça sert bir bildiri yayımlamıştı.

O günün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt “Bildiriyi ben kaleme aldım ve ben yayınlattım” demişti.

Ardından Yaşar Büyükanıt ile dönemin Başbakanı Erdoğan Dolmabahçe Sarayı’nda bir görüşme yapmış, görüşmeden sonra Yaşar Büyükanıt sıkı bir Ak Partili haline gelmiş, evde iktidardan memnuniyetsizliklerini kendi aralarında konuşan askerlere dava açılırken, muhtıra yayınlayan Büyükanıt’a kimse dava falan açmamış, tam aksine emekli olurken kendisine zırhlı bir Audi A8 tahsis edilmişti.

Anlaşılan o ki, marifet Dolmabahçe’de,

Oraya girenin ikna edilmemesi mümkün değil.

Fatih Altaylı’nın yazısı