Dün öğrendik ki, Türkiye’nin sınırları güvende imiş ve sınırlarımızdan içeri “’Yasa Dışı geçişler” olmuyormuş.
Haber bir yandan sevindirici.
Sınırlarımız kontrol altında. Bir delik, bir gedik yok.
Ancak haber diğer yandan çok üzücü ve hatta korkutucu.
Sınırlarımızdan içeri giren milyonlarca Afgan genç erkek, Suriyeli, Orta Asyalı ve hatta Afrikalı ülkeye “Yasa içi” bir biçimde girmişler.
Yani Devlet’in izni, müsaadesi, bilgisi ve onayı dahilinde.
Sokaklarda gördüğümüz, her yerde karşılaştığımız, bazı kentlerimizde Türk nüfustan daha kalabalık hale gelen, canlarının istediği yerde istediği işi yapan, vergi vermeden, izin almadan kayıt altına girmeden dükkan açan, kimi bizim esnafa haksız ve insafsız rakip, kimi metroda, otobüste, gece karanlıkta sokakta kadınlarımıza kızlarımıza musallat olan, en pislikleri toplu taşıma aracında mastürbasyon yapan bu arsız güruh sınırlarımızdan “kaçak olmayan” yollardan gelmişler.
Bu durumda sevinmek mi lazım, üzülmek mi lazım bilemedim.
Her şey kontrol altında imiş.
Her şey yasal imiş.
Hangi yasa ise bu!