Karaman’ın Ermenek ilçesindeki Has Şekerler Madencilik’e ait madende 18 işçinin su baskını sonucu mahsur kalarak hayatını kaybettiği faciada devlet, şirketle birlikte kusurlu bulundu.
Rödovansla kiralayan şirket haritaları teslim etmemiş

Faciaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, Ermenek Cenne Linyit İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Mesul Müdürü Abdullah Özbey, Has Şekerler Madencilik şirketinin sahibi ve Mesul Müdürü Saffet Uyar ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) denetmenler nezdinde ‘asli kusurlu’ sayıldı.
Raporda, madenin işletmesini rödovans yoluyla Has Şekerler Madencilik’e devrederken gerekli işlemleri yapmayan Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Mesul Müdürü Abdullah Özbey facianın asli sorumluları arasında yer aldı.
Özbey, eski imalat haritalarını firmanın arşivinde muhafaza etmemesi, Has Şekerler’e teslim etmesi gereken haritaları teslim etmemesi yüzünden kusurlu bulundu. Raporda, Özbey’in eski haritaları kaybetse dahi MİGEM’den istemesi gerektiğinin altı çizildi.
‘Baraj duvarının yıkılması gibi’
2010’dan beri üretimin yapıldığı maden ocağında artı 962 kotundan, kazanın olduğu artı 815 kotuna kadar kontrol sondajı yapılmadan ilerlendiği belirtilen raporda, mühendislerin ellerinde eski imalat haritaları ve kontrol sondaj imkanları olmadığı için eski galeriye tehlikeli şekilde fazla yaklaştığının altı çizildi.
Raporda, zamanla galeri duvarlarının basınç eşik değerini aşarak çöktüğü belirtilerek, patlamayla ilgili şunlar kaydedildi: “Zaman içinde basınç eşik değerini aşarak zayıflayan topuk galerinin sol tarafından yıkılmış ve tıpkı ‘baraj duvarının yıkılması gibi’ suyun patlayarak, maden galerisinin içine dolması sonucu kaza meydana gelmiştir. Kömür üretilen yerler göçertilirken, taş içinde sürülen galeriler göçertilmeden galerilerin gidişleri kapatılarak terk edilmiştir. Bu göçertilmeyen galeriler ileriki yıllarda yeraltı sularının birikmesiyle ‘yer altında bir havuz oluşmasına’ sebep olmuş ve su patlamasına sebep olan rezervuar bu şekilde oluşmuştur.”
Boğularak vefat ettiler
Bilirkişi işçilerin hayatını nasıl kaybettiğiyse şöyle anlattı: “Çok hızlı gelen bu su ve çamur karışımı baskınından kaçamayan çalışanlar boğularak vefat etmiştir. Eğer üretime veya hazırlık çalışmalarına başlanmadan önce kontrol sondajları gerekli sıklıkta ve metrajlarda yapılmış olsaydı, eski galerilerde biriken sular drenajla boşaltılabilirdi.”
MİGEM 2009’dan bu yana uyumuş
MİGEM’in raporda tespit edilen kusurları ise ‘saymakla bitmedi’. Şirkete 2009 yılından bu yana gelen heyetlerin madende harita olmayışını tespit etmediklerinin, üstelik sondaj makinesi olmamasına rağmen ‘Eksiklikler giderildi’ raporu vermesinin altı çizildi.
Raporda, MİGEM’in kusuru şöyle açıklandı: “2009 yılından kazanın olduğu ana kadar gelen bütün heyetler, şantiye duvarında asılı imalat haritasında eski imalatların olmadığını görmedikleri, ilgilenmedikleri veya eski imalat haritalarının temini konusunda hiçbir tasarrufta bulunmadıkları için, kapatılan madenin 05.09.2014’te yeniden açılmasına izin veren MİGEM heyetinin, firmanın sondaj makinesi temin etmemiş olmasına rağmen ‘eksiklikler giderildi’ diyerek olumlu 21.08.2014’te raporu verdikleri için denetmenlerin nezdinde MİGEM asli kusurlu görüldü.”
‘Doğal afet değil, ihmal’
Faciadan önce ‘havalandırmanın uygun olmadığı, gaz kontrol sondajlarının yapılmadığı ve diğer eksikliklerin tamamlanmaması’ gerekçesiyle geçen yıl 25 Temmuz’da kapatılan madenin yine MİGEM tarafından hiçbir eksiklik giderilmeden ‘olumlu’ raporu verilerek açılması da raporda yer aldı.
Bilirkişi, bu duruma dikkat çekerek facianın ‘kesinlikle doğal afet olmadığı’nı belirtti: “Aradan geçen 45 gün içinde hiçbir şeyin değişmediği, sondajlı çalışma yapılmadığı, imalat haritalarına yapılan çalışmaların işlenmediği ortadadır. MİGEM kadar, denetleyici idarenin ve kendi teknik personelin uyarılarına, raporlarına itibar etmediği, gerekli önlemleri almadığı için işverenler de aynı şekilde sorumludur. Kazaya sebep olan su baskını kesinlikle ‘doğal afet’ değildir. Su baskınına yol açan ana sebep, eski imalat bölgesinde yıllar içerisinde birikmiş olan suların çok büyük havuz görevi görmesi ve büyük bir hidrostatik basınç oluşmasına neden olmasıdır. Firmanın kontrol sondajı yapılması için teknik koşulları sağlaması şart. Kazanın meydana gelmesinde en büyük etken sondaj makinesiz çalışılmasıdır.”
Her tür aksaklık varmış

Ruhsat sahibi ve rodövansçı firma Has Şekerler’in sahiplerinin plan üzerindeki çalışmaları düzenli olarak kaydetmemesinin de faciaya davetiye çıkarıldığı belirtildi.
Raporda, “Plan üzerine yapılan çalışmalar zamanında işlenmemiştir. Özellikle eski imalat bölgelerine yaklaşıldığında yapılan çalışmalar plan üzerine daha sıklıkla konulmalıdır. Plan üzerinde ölçüm tarihleri konulmamıştır. Vinç motorunun acil durumlarda durdurulmasını sağlayacak ‘acil durdurma butonu’ erişim alanının dışındadır” denildi.
Basamakların yer yer bozularak kaygan hale gelmesi, ‘desandre içi tahkimat’ın yer yer bozulması, maden direklerinin dokunma sonucu düşecek hale gelmesi, raporda detaylıca yer alırken, olabilecek yeraltı suları ve eski imalat birikme sularının öngörülmeden üretim ve hazırlık çalışmalarının yapıldığı da kaydedildi.
Alınmayan sondaj makinesi hayat kurtacakmış
Öte yandan faciayla birlikte madende olmadığı ortaya çıkan sondaj makinesinin satın alınmamış ya da kiralanmamış olması da Özbey’in asli kusurlu olmasının sebepleri arasında yer aldı.
Madende sadece burgu ile en fazla 3 metrelik delikler delindiği, halbuki 25 metrelik sondajların yapılması gerektiği belirtilen raporda, “25 metre ve üzeri sondajlar yapılsaydı, bu denli büyük felaket yaşanmayacaktı. Su gelirinin belirlenmesiyle önlemler de beraberinde alınacaktı” denildi.
Tatbikat yapılmadığından paniğe kapılmışlar
Bilirkişi, “Yılda en az bir defa düzenli tatbikatlar yapıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Eğer bu tatbikatlar yapılmış olsaydı, çalışanlar acil durumda daha bilinçli hareket edebilirlerdi ve bu felaket meydana gelmezdi” dedi.
İşçilerin tatbikat yapılmadığından paniğe kapıldığının altı çizilerek şöyle denildi: “Yapılan keşiflerde çalışanların acil durumlarda kullanması için uygun ekipmanların olmadığı görülmüştür. Jeneratörün gücü trafo gücüyle uyumlu seçilmediğinden su baskını sonrası gereken enerji ihtiyacını karşılayamadığı anlaşılmıştır. Su baskını meydana gelme ihtimaline karşı çalışır halde büyük güçlü motor pompa sistemlerinin de bulundurulmadığı anlaşılmıştır. Makine parkı bu haliyle maden ocağının ihtiyacını karşılamayacak haldedir. Keşif sırasında yapılan tespitlerde kabloların yürüme yolu üzerinde dağınık şekilde yer yer birikmiş su ve çamur içinden geçtikleri görülmüştür. Buna ek olarak yürürken denge sağlamak için kablolara tutunmak zorunda kalınmıştır.”
Rutin hadiseler deyip geçmişler
Maden ocağının mevcut elektrik motorlarının elektrik panoları, tesisat kabloları ve makine parkının yetersiz, yedeksiz ve acil durumlara müdahale edemeyecek şekilde olduğuna dikkat çekilerek, “Has Şekerler Firması’nın 2014 yılı imalat haritası ile daha önceki imalat haritalarının çakıştırılmadığı görülmüştür. Geçmiş yıllarda iki defa eski imalatla ilişkilendirilebilecek küçük su patlamalarıyla karşılaşılmış, ciddi bir tehlike olmadığı için bunlar kendi imkanlarıyla çözülmüştür. Bu karşılaşılan durum, üretim esnasında olabilecek ‘rutin’ hadiseler olarak değerlendirildiği için daimi nezaretçi defterine de yazılmamıştır” ifadelerine yer verildi.