Yusuf Karadaş: Erdoğan'ın 'sandıklara çökmek'ten söz etmesi ne anlama geliyor?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Burjuva muhalefetin bu süreç içinde en büyük açmazı, tıpkı iktidarın demokrasiyi sandığa eşitlemesi gibi halkın değişim isteğini sandığa atılacak oya hapsetmesi oldu. Oysa 6 Şubat depremlerinden sonra iktidarın milyonlarca insanı kaderine terk etmesine bir tepki olarak stadyumlardan yükselen “Hükümet istifa” sesleri bizlere önemli bir gerçeği hatırlatmıştı: İktidara karşı tepki örgütlü bir güce dönüştüğünde baskılar halkın cesaretini kıramıyor ve daha önemlisi bu cesaret ve mücadele eğilimi daha geniş kesimleri kendi içine çekebiliyordu.

Öyleyse bugün yapılması gereken ilk şey yaratılmaya çalışılan umutsuzluk, karamsarlık havasını hızla dağıtmak ve demokrasi, değişim isteyen en geniş halk kesimlerinin 28 Mayıs’a kadar seferber edilmesidir. Demokrasi ve değişim isteyen halk kitlelerinin enerji ve öz güvenlerinin açığa çıkması, kararsız kitlelerin kazanılmasını ve iktidarın kalelerindeki gediklerin büyütülmesini de sağlayacaktır.

Kalelerindeki gediklerin büyütülmesinin iktidarının sonu anlamına geleceğini bildiği için Erdoğan, “Sağlam durmazsak sandıkların üzerine çökecekler” diyerek aslında sanıldığı kadar rahat olmadığını ortaya koyuyor.

Peki, baskı, yasak ve tutuklamalardan seçim yasaları ve seçim kurullarının yapısına kadar antidemokratik bir ortamda gerçekleştirilmesi yetmezmiş gibi yine binlerce sandıkla ilgili çok ciddi şaibeler varken Erdoğan’ın ortaya çıkıp “Sandıklara çökmek”ten söz etmesi ne anlama geliyor?

Elbette bu sözler, halkın örgütlü biçimde seferber edilmesi halinde bu baskı ve hilelerin işe yaramayacağına dair kaygıları ve bunca eşitsizliğe rağmen ikinci turu kaybetme korkusunu ifade ediyor.

Yusuf Karadaş’ın yazısı