Bilindiği gibi Erdoğan iktidarının Suriye yönetimi ile “Normalleşme” adı altında ilişki kurmak istemesinin asıl nedeni Suriye ve bölgedeki yanlışlarından dönmek değildi. Aksine bu ilişki ve pazarlıklar üzerinden seçimler öncesinde Suriye Kürtlerine karşı bir askeri operasyona ortam yaratarak bu operasyonu milliyetçi bir propagandanın aracı haline getirmek ve mülteci sorununun çözümü konusunda üzerinde oluşan baskıdan kurtulmak istiyordu.
En başa dönersek, bugün Çavuşoğlu’nun dışişleri bakanları düzeyindeki dörtlü görüşme için 10 Mayıs tarihini bir beklenti/temenni olarak ifade etmesini, Esad yönetiminin kazandığı pozisyonun ve Erdoğan iktidarının güç kaybının bir ifadesi olarak okumak gerekiyor. Erdoğan iktidarının bu güç kaybının sandığa nasıl yansıyacağını, Esad’ın dönüşünün Erdoğan’ın gidişinin habercisi olup olmadığı sorusunun yanıtını ise, yakında hep birlikte öğreneceğiz.