Bu resim bize, egemen sermayenin “Her şeyin aynı kalması için bir şey değişmelidir” ilkesini benimsediğini gösteriyor. O bir “şey” yakın çevresiyle birlikte Erdoğan’dır. Ancak, 183 kişinin katilleri dinci teröristlerin serbest bırakılması gibi garipliklere bakınca görülür ki bu “şey”, kolay bir “şey” değildir. Hem bir “restorasyona” hem de bir kaosa açılma potansiyelleri, bu konjonktürün bağımsız bileşeni, sosyalistlere tarihe yön verme fırsatı getiren bir kapıyı açıyor: Yıllar sonra toplumda yeniden etkin, saygın konuma yükseldiler; bu kapı kapanmadan önce, maddi dayanaklarını çoktan yitirmiş bölünmüşlükleri aşarak ortak bir irade oluşturabilmeleri gerekiyor.