Bugün, üzerinden yüz yıl geçtiği halde, Türk demokrasisinde yerleşik Kürt algısının hâlâ canlı olduğuna tanıklık etmek ilginçtir. Fakat artık bambaşka zamanlardayız. Türkler de, Kürtler de artık aynı noktada değiller. Türk demokrasisinin aynı yoldan devam etmesi de zordur. Hatta şimdiye ısrarla kadar HDP’ye sorulan o meşhur ‘siz Türkiye partisi olacak mısınız’ sorusunun muhatabı da artık Türk demokrasisini temsil iddiasında olan partilerdir. Gerçekte Kürtleri ve kurumlarını Türkiye’nin bir parçası kabul ederek, birer “Türkiye partisi” olacaklar mı? Temel soru budur.