Bugün altıncı gün… Çığlıklar henüz bitmedi, göz yaşları dinmedi… Acı ve ıstırap dağlar gibi… Milyonlarca kişinin günlerce aç ve açıkta kalması devletin deprem afetine hazırlıklı olmadığını gösteriyor. Hâlâ yardım gitmeyen köyler, kasabalar var… Tek tük kurtarılan oluyor, seviniyor, mutlu oluyoruz ama enkazların altında daha binlerce talihsizin olduğunu düşününce ruhlarımız kararıyor. Beton yığınları altında kalan yakınlarının canlı çıkarılmalarını umutla bekleyen çaresiz insanlar görüyoruz, yüreğimiz dağlanıyor. Korkunç deprem, devleti de çökertti. Ünlü sözdür, “Deprem öldürmez, yıkılan çürük binalar öldürür!” denir. Bu bir anlamda doğrudur. Peki, o binaların yapımına kim izin verdi? Kim denetlemedi? Ruhsatsız binaları kim “İmar barışı” çıkartarak affetti? Uygun olmayan zeminlerde yapılan inşaatlara neden göz yumuldu? İşte, gerçek sorumlular onlardır!