AYŞEGÜL KASAP
aysegulkasap@diken.com.tr
@aysegul_kasap
Amasya’nın Taşova ilçesi Çambükü köy halkı yerlerinden edilmek istendiklerini düşünüyor. Çünkü tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan vatandaşlara ne ekebilecekleri alan ne de hayvanlarını otlatabilecekleri bir yer bırakıldı.
Arazilerine yapılması planlanan organize sanayi bölgesine (OSB) karşı direnen köylüler şimdi de güneş enerjisi santrali (GES) projesini ‘tesadüfen’ öğrendi.
Üstelik GES için ayrılan alan için daha birkaç gün önce valinin köylüye “Tarım ve hayvancılık için burayı size vereceğiz” demişti.
Diken’e konuşan yöre halkı, kendi ayakları üzerinde durabildikleri için başlarına bunların geldiğini düşünüyor: “Bizim köyümüz refah içindedir. Okuma düzeyi yüksektir. Buralarda ‘fakir fukara fonu’ diye tabir edilen sosyal yardım kapsamında yardım alan bir tek köylümüz yoktur. Kırsal yerlerde herkes mevcut hükümete oy veriyor. Vermeyen tek köy bizim. 21 yıldır AKP’nin bizim köyümüzde ne bir referandum ne bir seçim kazanmışlığı var. ‘Ya biz bunları elde edemedik bari yok edelim’ diyorlar herhalde.”

OSB’nin yapımı geçen yıl kararlaştırılmıştı. Tarım arazileri alanında olduğu için halk bunu istememişti. Köyün mezarlığının da OSB için tahsis edilmesi yöre halkının sabrını taşırmış, köy halkı muhtarın gerekli evrakları imzalamamasını istemişti. Muhtar İlyas Celep “O mezarlıkta iki şehit var” diyerek tahsis işlemi için gerekli evrakları imzalamamıştı.
Daha sonra valiliğin “Biz devletiz istediğimizi alırız” sözlerine ve kaymakamlığın baskılarına direnen muhtar görevden alınmış yerine ‘kayyım’ atanmıştı.
Yargı süreci devam ederken, jandarma ve polis köylülerin arazisine girmiş, ürünlerini korumak isteyenleri de gözaltına almıştı. Ayrıca dozerlerle ekilen ürünler de biçilmişti.
‘Köylüyü çıkarmak istiyorlar’
Çambükü, Taşova’nın en çalışkan ve üretken köylerinden biri. Öyle ki yüzölçümü olarak en küçük köy olmasına rağmen ilçenin en çok hayvanına sahip. Verilere göre tarımda da üretimi çok iyi.
Köyün geçim kaynağı zaten tarım ve hayvancılık. OSB’nin kurulmasıyla beraber tarım ve hayvancılık bitecek. Köylüler bu nedenle direniyor. Yargı süreci de devam ediyor.
Ama tüm bunların ortasında köylüler ‘tesadüfen’ bölgede bir GES projesi olduğunu da öğreniyor. Üstelik bu proje, valinin köylüye tarım ve hayvancılıkta kullanmaları için tahsis ettiğini söylediği alanda.

Köy sakini Özgü bey şöyle anlattı: “Bir hafta önce tesadüfen öğrendik. Köylüler bir tır görüyor. Araziye güneş paneli koymaya çalışıyorlar. Köylüler önce OSB’nin elektriğini karşılamak için böyle bir sistem kurduklarını zannedip müdahale ediyorlar. İşçilerle tartışıyorlar. İşçiler de buraya GES yapacaklarını söylüyor. Ama vali burayı bize tahsis ettiğini açıklamıştı. Geçen gün AKP il binasında bir toplantı yapıldı. O toplantıda söylendi. OSB’miz vardı şimdi de GES’imiz oldu. Tamamen köylüyü oradan çıkarmak istiyorlar.”
Bir diğer köy sakini Yalçın bey de benzer konuştu: “1000 dönüm köyümüz, 800 dönüm alan OSB’yle gidiyor zaten. Haricinde kalan yerler vardı. Burada da GES projesi yapmışlar. OSB’yle eş zamanlı yapmışlar bunu. Ama biz tesadüfen yeni öğrendik.”
‘Elde edemedik bari yok edelim’
Bu proje yürürken ne vali ne kaymakam köylüleri bilgilendirmiş.
Köylülere göre yerlerinden edilmek istenmelerinin temel nedenlerinden biri AKP’nin burada seçim alamamış olması.
Şöyle devam etti Özgür bey: “Bizim köyümüz refah içindedir. Okuma düzeyi yüksektir. Buralarda ‘fakir fukara fonu’ diye tabir edilen sosyal yardım kapsamında yardım alan bir tek köylümüz yoktur. Köyümüz Taşova’da en küçük ama hayvan varlığı olarak en fazla olan köydür.
21 yıldır AKP’nin bizim köyümüzde ne bir referandum ne bir seçim kazanmışlığı var. Belki de Türkiye’de tektir. Biliyorsunuz kırsal bölgeler AKP’nin en güçlü olduğu yerlerin başında gelir. ‘Ya biz bunları elde edemedik bari yok edelim’ diyorlar herhalde.”
MHP-AKP’li köyler pas geçilmiş
İki proje de köylüleri mağdur etmeyecek şekilde başka bir yere yapılabilirdi. Yalçın bey de kararın siyasi olduğu görüşünde: “Kırsal yerlerde herkes mevcut hükümete oy veriyor. Vermeyen tek köy bizim. Bu proje için dört ayrı yer gündeme gelmişti. Üçünden vazgeçildi. Üçüncü köyden vazgeçilmesi nedeni MHP ilçe başkanının o köylü olması. Ayrıca Amasya belediye başkanı da aynı partiden, MHP’li. Onlar da birbiriyle arkadaşlar. Vali de bunlardan emir alıyor. Sonra bizim köye yönlendiriyorlar. Siyasi yani. Bizim de arkamız yok. Biz seçimlerde oyumuzu veririz gelir evimizde televizyona bakarız. Hiçbir siyasi partiye gidip de sizdeniz demiyoruz. Daha sonra yetkili ağzından kaçırdı zaten. ‘Diğer üç köyün de sizinle durumu hemen hemen aynıydı. Ama sizin köye yaptık’ dediler. E onların köyüne yapmayıp da neden bizim köyümüzde yapıyorsunuz?”