Kamunun 2018 yılından itibaren belirginleşen ve pandemiden bu yana hızlanan finans piyasalarına müdahalesi, kredi mekanizmasındaki işleyişi de önemli ölçüde etkiledi. Merkez Bankası’nın faiz indirimleri ve son dönemde alınan kararlarla ticari kredi faizleri rekor negatif düzeye inmesine rağmen, -yükseliş bir yana- son haftalarda kredi büyümesinde sert ivme kaybı dikkat çekiyor. Art arda gerçekleştirdiği faiz indirimleriyle küresel sıkılaşma sürecine meydan okuyan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın deneysel para politikası, piyasa faizlerini ve kurları yukarı çekince, amaç-sonuç ilişkisi tartışmalı “makro ihtiyati” tedbirler birbirini izledi.
TCMB’nin kredileri ticari tarafa yönlendirme adımları, BDDK tarafından da desteklendi. TÜİK verileriyle üretici enflasyonunun yüzde 144, tüketici enflasyonunun yüzde 80 seviyesine ulaştığı bir tabloda, ticari kredilerin yıllık büyümesi yılın başındaki yüzde 50’ler seviyesinden, faizlerdeki 10 puanlık gerilemeye rağmen eylül ayında yüzde 20’nin altına indi. Peki kabaca yüzde 60’ı aşan negatif faize rağmen, kredi artış hızı neden sert düşüyor?