Sanal tatil köyünde animatör olmak
S

Dr. FEYZA BAYRAKTAR

@FeyzaBayraktar_

info@feyzabayraktar.com

Her geçen gün yeni bir sosyal medya uygulaması insanları aynı linklerde buluşturuyor. Sosyal medya, tüm sosyal medya sitelerinin Prometheus’u Facebook ile hayatlarımıza girdi. Facebook ortaya çıktığında uygulamadan sadece ABD’nin saygın üniversitelerinin öğrencileri- birbirileriyle tanışmak için- yararlanıyorken, kısa zaman içinde gördüğü yoğun talep üzerine kampüs duvarlarını aşarak halkı kucakladı.

Sosyal medyanın ilkleri

Fotoğraf, video, konum paylaşmaya izin veren Facebook aynı zamanda insanların herhangi bir konu hakkındaki düşüncelerini de paragraf paragraf döşemelerine olanak sağlayarak, dünyanın dört bir yanından insanı – deyim yerindeyse- ışık hızıyla mavi logosunun altına birleştirdi. Eskiden mavi denince akla gökyüzü veya deniz gelirken, Facebook da internet doğasının yeni parçası olarak akıllara kazındı. Gençler, yeni insanlarla tanışmak ya da beğendikleri kişiler hakkında bilgi edinmek için farklı profilleri aşındırırken, ‘stalklamak’ kavramı da kelime haznemize eklenmiş oldu. Zamanla Facebook kullanıcı kitlesi giderek büyüdü. Yaşça daha büyük olanlar, okuma bayramını yad etmek için midir bilinmez, Facebook aracılığıyla ilkokul arkadaşlarını bulma peşine düştüler. Ziyaret etmekten çok da hoşlanmadığımız akrabalarımız bile arkadaşlık isteği gönderip gül fotoğraflarıyla profillerde bayram, kandil gibi özel günleri kutlamaya başlayınca, bazılarımız için Facebook ile araya mesafe koymak kaçınılmaz oldu.

Kendi fotoğrafını çekme ve paylaşmanın müptelası olan kişiler için filtre gereksinimini fark eden IOS, fotoğrafların filtrelenebileceği bir sosyal medya uygulaması için ön ayak oldu. Böylece Instagram doğdu. Diğer bir deyişle, aranan kan bulundu. Facebook diğer bir çok ülkede her yaş grubunda hala oldukça popülerken, ülkemiz insanın çoğunluğu Instagramı bağrına bastı. Zaman içinde Instagram, fotoğraf paylaşımı üzerinden sosyal ağları genişletme amaçlı kullanılan bir platform olmaktan öteye geçip, iş hayatı için de aktif biçimde kullanılmaya, bilgi edinmeye ve alışveriş yapmaya olanak tanıdı. Alışverişe ön ayak olan etkileşimi bol profiller, kapitalizmin uçsuz bucaksız sahnesinde rol alıp sanal alemin yıldızları haline geldiler. Sonuç olarak, influencerlık yeni çağın gözde para kazanma yöntemlerinden biri haline geldi. 

Sosyal medyanın dört yapraklı yoncası olabilmek

Seneler geçtikçe Instagram ve Youtube, ağız birliği yapıp kullanıcısı olsun olmasın hemen herkesin kulağına “Aslında sen de hem ünlü olup hem de para kazanabilirsin” diye fısıldamaya başladı.  Böylece bir çok insan aslında kendilerinde keşfedilmemiş yetenekler olduğuna inanıp, üç kuruşa dirsek çürütmektense etkileşim yakalayıp voliyi vurma hayaline kapıldı. Takipçi sayısı biraz artan hemen herkes kendini ‘ünlü’ hissetmeye başladı. Yalnız, aynı hedefe yürüyen insan sayısı arttıkça sosyal medyada ünlü olmak ve tabii ünlü kalabilmek, Yeşilçam’ın dört yapraklı yoncalarından biri olmaktan daha zor hale geldi.

Algoritmalar kullanıcılara çelme takmaya ve dolayısıyla etkileşim sağanağı yerini altı Sahra çölü gibi boş ve kurak, yani beğenisi az ve etkileşimi kıt gönderilere bırakmaya başladı. Böylece gönderileri hurca konulup kaldırılmış yazlıklar gibi unutulmuş bırakmamak için sosyal medyayı doğru yönetmeye dair tavsiye alabileceğiniz meslekler de sanal yaşamın olmazsa olmazı haline geldi.

İnsanlar artık çok çabuk sıkılıyor!

Takipçiler sıkılıyor ve yeni arayışlara giriyor. Onların ilgisini canlı tutmak, etkileşimde kalmak ve ünlüler takımında olmaya devam etmek adına içerikleri güncellemek gerekiyor. Bugün çektiğin fotoğraflarla çok beğeni alırken, yarın “bu da baydı iyice” denilip takipten çıkartılmanız mümkün.

Hemen her şey hızlıca tüketiliyor. Sosyal medya uzun yazıları sevmiyor. Okuma alışkanlıkları değişiyor. Kitapların bir kısmı bile kolay okunması açısından kısa paragraflar, çerçeve içine alınan cümleler ve büyük puntolar kullanılarak basılıyor. Yalnız, ‘hayatı’ tek parmağıyla kaydırdığı ekranın içine sığdırmaya çalışan insanlar için Cin Ali serisi şeklinde yazılmış kitapları okumak bile-haliyle- zor geliyor. Sesli kitap uygulamaları, hem bitmek bilmeyen meşguliyetten okuyamayanlar hem de tahammülsüzlüğünü kendi- yanlış- koyduğu hiperaktivite tanısı ile rasyonalize etmeye çalışanlar için kurtarıcı oluyor.  

Tabii göz önünde bulundurmamız gereken bir gerçek var; içinde bulunduğumuz çağ uyarıcılarla kuşatılmışken sadece tek bir şeye odaklanmak daha da zorlaştı. Ayrıca, zihnimizi ve dilimizi mesken tutan ‘hayatı kaçırma’ kavramı–yanlış algılanıp- bir çoğumuzun üzerinde aynı anda birden fazla şey yapma baskısı oluşturdu. Bu sebeple de bir çok sosyal medya platformu aynı anda başka şeyler de yapmaya olanak sağlayan, kolay okunulabilir alt yazılı kısa video paylaşımlarını öne çıkarmaya başladı. Bugünlerde kısa video paylaşmak, sosyal medya algoritmalarıyla flörtleşmeyi kolaylaştırdı. Yalnız unutmamalı ki, günümüzde flörtleşen bir çok kişi gibi algoritmanın da her an ‘ghosting’ yapması olası.

Sanal tatil köyünde animatör olmak

Hayatın giderek sanallaşması,  görünür olmaya gönül vermiş insanları sosyal medyanın gladyatörleri haline getirdi dersek yanlış olmaz. Eğer mesleki olarak gerekli görüyorsa ya da sadece hoşuna gittiği için sosyal medyada görünür olmak istiyorsa tabii ki oyunu kuralına göre oynamalı. Öte taraftan günümüzde insanların her şeyden çok çabuk sıkıldığını göz önüne alacak olursak, kuralların da sürekli değiştiğini aklımızdan çıkartmamız gerek.

Sosyal medyayı hangi sebepten kullanıyor olursanız olun- eğer aktif bir kullanıcıysanız- sosyal medyanın ağlarına takılmanız kaçınılmaz. Sosyal medya –genellikle- başka bir yerde olmalıymışsınız da o fırsatı kaçırıyormuşsunuz gibi hissettirerek beslenip güçlenir. Bilgiye hızlı ulaşmak açısından oldukça yararlı olsa da insan gibi karmaşık bir canlının kişisel gelişimini kaydırmalı gönderilerde ya da kısa videolarda tamamlaması tabii ki mümkün değil. Sosyal medya üzerinden doğrudan ya da dolaylı yoldan para kazanmayı hedefliyorsanız -rekabet arttığı için- artık bu sektörde de danışmanlık almak, tanıdıkları araya sokmak ve yatırım yapmak gerekiyor. Eğer sadece görünmek ve beğenilmek istiyorsanız, günümüzde bunu yapabilmek için artık her şeyden çok çabuk sıkılan insanların ilgisini canlı tutmaya çalışmanız gerekiyor. Yani aslında yapacağınız şey, sanal bir tatil köyünde gönüllü animatör olarak çalışmaktan çok da farklı değil!

Sonuç olarak, başkalarına değil kendinize iyi gelecek şeyleri yapmaya odaklanın. Size neyin iyi geldiğini bulmak için de önce kendinize ve hayatınıza filtresiz bakabilmeyi ve sabırla deneyimlemeyi öğrenmeniz gerekiyor. Bunu da sanal alemi izleyerek ya da orada kendine yer edinmeye çalışarak değil, kendi gerçekliğinizde yaşayarak öğrenebilirsiniz.