Türkiye’de son sekiz yılda artan oranda cumhurbaşkanına hakaret davaları açılırken tutuklamalar ve para cezaları da aynı oranda yükseliyor.
Kendisine hakaret edildiği iddiasıyla savcılıklara başvuran siyasetçilere verilen yanıtlarsa muhalefet ve iktidar arasında fark gözetildiği iddialarını gündeme getiriyor.
TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın sosyal medyadan kendisine hakaret edenlere şikayetleri sonuçsuz kalırken aleyhine davalardaysa farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Adalet Bakanlığı’nın son verilerine göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın göreve geldiği 2014’te 110 olan cumhurbaşkanına hakaret davası sayısı, 2021’de 9 bin 168’e yükseldi. Son sekiz yılda cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla açılan soruşturma sayısı 200 bine dayanırken dava sayısıysa 44 bin 675 oldu.
Erdoğan’ın veya avukatlarının şikayetleriyle başlatılan soruşturma ve davalarda tablo böyleyken muhalefet milletvekillerinin başvuruları sonuçsuz kalıyor.
Şık’a tazminat 250 bin liranın üzerinde
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, sosyal medyadan hakaretler karşısında savcılığa başvurma kararı aldığını, ancak bunların sonuçsuz kaldığını aktarıyor.
Açıklamalar ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle Şık’a Erdoğan ve AKP’liler tarafından davalar açılmış ve mahkumiyetler verilmiş durumda. Şık’ın aktardığına göre mahkum edildiği tazminat miktarı 250 bin liranın üzerinde.
Buna karşın sosyal medyada kendisine hakaretlere dair başvurularıysa sonuçsuz kalmaya devam ediyor. Şık’ın ve avukatlarının derlediği hakaretler sonucu bazı başvuruların sonuçları şöyle:
“Suç senin değil. Babanın. B*k vardı da o gece eve sarhoş geldi. P** kurusu” paylaşımına ‘şüphelinin paylaşımı kime yönelik söylediğinin anlaşılmadığı’ gerekçesiyle takipsizlik.
“Yakında soluğu Avrupa da alırsın s***k” paylaşımına ‘şüphelinin paylaşımı kime yönelik söylediğinin anlaşılmadığı’ gerekçesiyle takipsizlik.
“Bunu biri acilen s***** bunun kaşınan yerleri var galiba” paylaşımına şikayet süresi geçtiği gerekçesiyle takipsizlik.
“Önüne gelen p****r devlet yıkacakmış. Devlet yıkmak kolay mı sandın sen ancak arpa suyunu içer yuvanı yıkarsın p** kurusu s****” paylaşımına ‘şüphelinin paylaşımı kime yönelik söylediğinin anlaşılmadığı’ gerekçesiyle takipsizlik.
Şık’la sınırlı değil
Şık’ın suç duyurularının başına gelenler, TİP milletvekilleri Barış Atay ve Sera Kadıgil’in başvurularının da başına gelmiş.
Barış Atay’ın, kendisine sosyal medya üzerinden “O… ç…. sanatçı olacak sizden olsa olsa o…. ç…. olur” sözleriyle hakaret eden şahıs hakkındaki suç duyurusu Ankara başsavcılığı tarafından takipsizlikle sonuçlanmış.
Kadıgil’e “O zaman tecavüze senden başlıyorum o…” diye hakaret ve tehdit İstanbul Anadolu başsavcılığı tarafından takipsizlikle sonuçlandırılmış.
Öte yandan Şık, Erdoğan’ın avukatlarının şikayetleriyle Gezi davası sonrası açıklamaları nedeniyle 100 bin liralık bir tazminat davasından da yargılanmaya devam ediyor.
Erdoğan’ın avukatı şikayetçi olmuştu
Şık’tan şikayetçi olanlar arasında Erdoğan’ın avukatı Mustafa Doğan İnal da yer alıyor. İnal’ın şikâyetiyle açılan davalardaysa dikkat çeken ayrıntılar yer alıyor. Şık, farklı tarihlerde Avukat İnal tarafından rüşvet pazarlığı iddialarını sosyal medya hesabından duyurmuştu.
Paylaşımlarında ses kayıtlarına göre İnal’ın davaları yönlendirmek amacıyla ‘rüşvet pazarlığı’ yaptığını iddia etmişti.
Şık’ın tweetlerinin ardından İnal mahkemeye başvurarak şikayetçi olmuştu. İnal’ın başvurusuyla 2020’de İstanbul 13’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan iki davaya da aynı hakimin baktığı, hakimin izne ayrıldığı dönemdeyse yerine eşinin baktığını aktaran Şık, bu davalardan toplam 40 bin TL tazminata mahkûm edildi. Bu davaların ilkinde karar veren hakimle ikincisinde karar veren hakimin eş oldukları da gerekçeli kararda yer alan isimler ile ortaya çıktı.
2021’deyse İnal ve diğer ilgililer hakkında yapılan suç duyurularının takipsizlikle sonuçlanmasını eleştiren Şık hakkında yeni bir suç duyurusunda daha bulunuldu. Bu suç duyurusu da davaya dönüştü ve daha önce Şık’ı 40 bin lira tazminata mahkum eden İstanbul 13’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görevli hakim bu davaya da baktı.
Fakat daha önce mahkûmiyet kararı veren hakim, bu defa İnal’ın suç duyurusuyla açılan davayı reddetti. Daha önce mahkumiyet kararı veren hakim ret gerekçesindeyse suç duyurusu kararıyla çıkan kararın eleştirildiğine ve İnal’ın kişilik haklarının ihlal edilmediğine yer verdi.