AKP, ta baştan beri cari açığa dayalı bir büyüme politikası uyguladı. Zira bir ekonomide cari açığın bozucu etkileri daha geç çıkar. Siyasi iktidar ise bu günü kurtarmak için potansiyel büyümeyi düşürdü ve ekonomik istikrarı bozdu. Dahası cari açık kaynak kaybıdır bu gün ve gelecekte ülkenin yoksullaşmasına neden oldu.
Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmediği için cari açık dış borçla kapatılıyor. Dış borç stoku artıyor. Üstelik Türkiye’nin ülke riski yüksek olduğu için dış borçlanma faizleri de yüksektir. Zira dış borçlarda faiz maliyetini belirleyen CDS oranları yüksektir. Dünyada dış borçlanma faiz oranları ortalama yüzde 2-3 olurken Türkiye ve Türk bankaları yüzde 11- 12 arasında faizle tahvil satabiliyor. Yüksek faiz çıkışı hem kaynak kaybına neden oluyor hem de cari açık devam ediyor.
Cari açık hiçbir ülke için kader değildir. Temel sorun yanlış politikalar ve yanlış yönetimdir. Bizim için çözüm yolu ise zor değildir.