Anayasa Mahkemesi (AYM), bir tutuklunun, resmi makamlara yazdığı dilekçelerde, cezaevindeki görevli hakkında kullandığı sözler gerekçe gösterilerek disiplin cezasına çarptırılmasını, ifade özgürlüğünün ihlali saydı.

Resmi Gazete’de yer alan karara göre, tutuklu, yargılandığı mahkeme, Adalet Bakanlığı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne yazdığı dilekçelerde, ceza infaz kurumu yöneticilerinden biri hakkında, ‘kısa boylu, oldukça kilolu, geniş yüzlü, geniş gövdeli, kiloları nedeniyle yürümekte zorlanan’ gibi ifadeler kullandı.
Hakkında tutanak tutulan ve disiplin soruşturması başlatılan tutukluya, bir ay bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası verildi.
Dsiplin cezasının iptali istemiyle infaz hakimliğine itiraz eden ancak itirazı reddedilen tutuklu, bir üst mahkemenin de ret kararını hukuka uygun bulması üzerine AYM’ye bireysel başvuru yaptı.
10 bin lira tazminat ödenecek
Başvurucu, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini savundu.
Yüksek Mahkeme, başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmederek, 10 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Kararın gerekçesinden
AYM’nin kararında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68’inci maddesinde, mahpuslar tarafından resmi makamlara gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tabi olmadığının açıkça düzenleme altına alındığı belirtildi.
Kararda, “Mevzuat gereğince, ceza infaz kurumunun, dilekçeleri okumaya yetkisi olmadığı gibi dilekçeleri okuduktan sonra tespit ettiği sözlere yönelik işlem yapmaya da yetkisi bulunmamaktadır.” dendi.
Kanunun açık hükmüne ve yetkisi olmamasına rağmen başvurucunun dilekçelerinin denetlendiği ve disiplin cezası uygulandığı aktarılan kararda şu ifadeler yer aldı:
“Bu durumda başvurucunun resmi makamlara yazdığı dilekçeleri denetleyerek dilekçelerin içeriği nedeniyle başvurucuya disiplin cezası uygulanmasının kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.”