Erol Aral: Haber alma hakkına saldırı ancak halkın mücadelesiyle önlenebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hepimiz şahidiz: Geçen ay ‘Bölgede’ çalışan 16 Kürt meslektaşımızın mekânları basıldı, tarumar edildi…

Gözaltı… Tutuklama sarmalına sokuldular… Ne oldu?

Hatırlayamadım ama muhtemeldir ki… Standart bir çağrı da halka yapılmıştır:

Onlara sahip çıkmak haber alma hakkına sahip çıkmaktır aynı zamanda!… (Güzel… ama yeter mi?)

Netice? Vecdi Erbay’dan okuduk:

16 gazeteci bayramı cezaevinde karşıladı (gazeteduvar.com.tr, 11 Temmuz 2022)

‘Diyarbakır’ istisna mı hayır! Ne zaman gazetecilere/halkın haber alma hakkına saldırı olsa mutat beklenti ifade edilir: Halk, gazetecilere/haber alma hakkına sahip çıksın!

‘Dezenformasyon Yasası’ tehir edildi… Şimdilik askıya alındı:

TBMM’deki görüşmesi gelecek döneme bırakıldı… Dezenformasyon yapılarak “dezenformasyon yasası” olarak sunuldu, konuşturuldu… Ama hazırlayanlar dahil herkes biliyor; aslı da astarı da sansür yasası… Aşikâr: Ertelenen görüşmenin parlamentodaki akıbetini, konjonktürdeki atmosfer belirleyecek…

Atmosferi?

Muhalefetin dozu/çapı; kısaca, güçler dengesi tayin edecek…

Erol Aral’ın yazısı