İstanbul Sözleşmesi davası: Savcı yine 'hukuka aykırı' dedi; iptal talep etti

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı Danıştay’da açılan davada, Danıştay Savcısı Aytaç Kurt, bir önceki duruşmadaki mütalaasını tekrarlayarak İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptaline karar verilmesini talep etti.

Fotoğraf: Twitter

Kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’, 20 Mart 2021’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla feshedildi.

Bunun üzerine kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için Danıştay’a çok sayıda dava açıldı.

Danıştay 10’uncu Dairesi, 29 Haziran 2021’de yürütmenin durdurulması istemini oy çokluğuyla reddetti; bu karara itirazın da 18 Kasım 2021’de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından reddine karar verildi.

İptal için Danıştay’da açılan davalar devam ediyor.

10’uncu Daire’de bugün görülen duruşmada, arasında HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, SOL Parti, Yargıçlar Sendikası ile Malatya, Zonguldak, Çanakkale, Kars, Artvin, Denizli, Kırklareli, Tokat, Aksaray ve Şırnak barolarının açtığı davalar yer aldı.

Kararın; 14 ve 23 Haziran’da görülecek duruşmaların ardından açıklanması bekleniyor.

28 Nisan’da görülen ilk duruşma Danıştay tarihinin en kalabalık katılımına sahne olmuş, yüzlerce kadın salonu doldurmuştu.

Bugünkü duruşma öncesi çok sayıda barodan ve çeşitli illerden kadın duruşmayı izlemek üzere Ankara’ya, Danıştay salonunu doldurdu.

Kadın cinayetlerinde yaşamını yitiren kadınların aileleri de ellerindeki fotoğraflarla duruşma salonundaydı.

‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’

Duruşma öncesinde Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) tarafından bir basın açıklaması yayımlandı.

Platform adına basın açıklamasını okuyan avukat Selin Nakıpoğlu şunları söyledi: “Mahkeme salonundaki onlarca, adliye önündeki yüzlerce, ülke çapındaysa milyonlarca kadının meşru talebi karara bağlanacak. Bir tarafta tek kişilik kararlar varsa diğer tarafta biz milyonlarız. Biz imzanın çekildiği günden önce de sonra da ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’ diyoruz. Her daim söylediğimiz gibi, eşit yurttaşlık kavramına tahammülleri olamayanların karalama ve saptırmalarıyla sözleşmeden imza çekildi. Ve şimdi sıra ‘ben istedim oldu’ kararına karşı açtığımız davaların duruşmasına katılmaya geldi. Neden bu kadar emek? Neden bu kadar mücadele? Çünkü bu kavga karanlıkla aydınlığın kavgası. Hukukun gücüne, adalete, toplumsal cinsiyet eşitliğine inananların mücadelesi. Bu değerlere inanan herkesin bu mücadelede olması gerekir.”

’42 milyon kadınla tek adam arasında’

CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka’ysa şunları söyledi: “Buraya gelme sebebimiz yaşam hakkımıza sahip çıkmaktır. İstanbul Sözleşmesi bir günde imzalandı, bir günde feshedildi. Bugün burada bir tarih yazılıyor. Çıkacak karar yaşamla ölüm arasında bir tercihtir. Çıkacak karar hukukun üstünlüğüyle üstünlerin hukuku arasında bir tercihtir. Çıkacak karar bu ülkede yaşayan 42 milyon kadınla tek adam arasında bir tercihtir.”

Buldan: Hepimizin kırmızı çizgisidir

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da şöyle konuştu: “Bu hukuksuzluğu asla kabul etmeyeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz. Burada gözü yaşlı anneler var, kızlarını erkek şiddetiyle kaybeden anneler var. Bu sürecin takipçisi olalım. İstanbul Sözleşmesi hepimizin kırmızı çizgisidir. Biz bu kırmızı çizgiden asla taviz vermeyeceğiz. Sözleşme bir erkeğin eline aldığı bir kalemle, attığı imza ile fesih edilecek bir sözleşme değildir.”

Savcı: İşlem iptal edilmeli

Savunmaların ardından Danıştay Savcısı Aytaç Kurt mütalaasını açıklayarak, “Sözleşmeden çekilme kararına yönelik dava konusu işlemin iptalinin gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Mütalaanın ardından duruşma sona erdi. Mahkeme heyeti kararını sonra açıklayacağını söyledi.