Osman Kavala: Gezi davası, ağaçların sökülmesine benzer bir etki yarattı

Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet verilen iş insanı Osman Kavala Silivri Cezaevi’nden BirGün gazetesi pazar eki için bir mektup gönderdi. Kavala mektubunda, ‘Gezi davasının ağaçların sökülmesine benzer bir etki yarattığına inandığını’ vurguladı.

Gezi Parkı eylemlerini finanse ve organize etmekle suçlanan sanıkların yargılandığı davada Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er yıl hapis cezası verilmişti. Kavala, bugün (5 Haziran 2022) itibariyle 1678 gündür hapiste.

‘Hareketin kalbi Gezi Parkı’ydı’

Kavala, ‘Gezi’nin ağaçları’ başlığıyla yayınlanan mektubunda, BirGün gazetesi yazarı Güray Öz’ün yazısına yanıt vererek şu ifadeleri kullandı: ‘‘Gündelik hayatımızın parçası olan, temel insani bir ihtiyaca karşılık veren parkın, bir alışveriş mabedini inşa etmek için yok edilmesi, bunun için ağaçların sökülmesi, sanırım varoluşumuzla ilgili tehlikeleri içgüdüsel olarak hissetmemizi, bu konuda zihnimizin daha berraklaşmasını sağladı, böylelikle kendimizi, hayatımızı savunmak için bize ilave enerji kazandırdı.

Gezi Parkı’na iş makinelerinin girmesiyle birlikte İstanbul’un semtlerinde ve birçok şehirde farklı dayanışma eylemleri, protesto gösterileri düzenlendi.

Bunları kumanda eden ortak bir beyin yoktu ama hareketin kalbi vardı; kalbi Gezi Parkı’ydı. Parkta toplanan gençlerin sergilediği dayanışma, düşünce, ya da ideoloji farklılıklarını önemsiz hale getirdi, parkı, ağaçları koruma eyleminin temelindeki ahlaki haklılık protesto eylemlerine güçlü bir meşruiyet kazandırdı.”

‘Dava amaçlananın tersi bir etki yarattı’

Davadan çıkan kararı da değerlendiren Kavala mektubunu şöyle sonlandırdı:

”Gezi davasının da ağaçların sökülmesine benzer bir etki yarattığına inanıyorum. Gezi davası, Cumhurbaşkanı’nın Gezi’yi kriminalize eden söylemine dayanak olması amacıyla başlatılan bir cezalandırma ve aynı zamanda algı oluşturma girişimiydi. Yani, bir ‘gösteri davası’ydı. Ancak siyasi yönlendirmeler ve uygulanan çelişkili taktikler sonucu hukuk normlarından, olağan yargılama usullerinden o kadar uzaklaşıldı ki dava amaçlananın tersi bir etki yarattı.

‘Meşruluğuna gölge düşürmedi’

Çoğulcu, eşitlikçi bir kent hayatını savunan insanların ağır cezalara çarptırılmaları Gezi’nin meşruluğuna gölge düşürmedi; aksine mahkemenin meşruluğunun sorgulanmasına neden oldu, yargının bu şekilde kullanılmasının tüm yurttaşlar için ne kadar ciddi bir tehdit teşkil ettiğinin herkes tarafından görülmesini sağladı. Bu durumun da birlikte barış içinde yaşama içgüdüsünü tetikleyeceğine, hukuk devletinin kurulması doğrultusunda güçlü bir iradenin ortaya çıkmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.”

Osman Kavala 1678 gündür hapiste

Gezi davasında karşı oy: Yasak delilden tutuklama olmaz, hepsi beraat etsin

Gezi davası: AKP’li hakimin yer aldığı heyet ceza yağdırdı; Kavala’ya ağır müebbet