Anayasa Mahkemesi (AYM), Silivri Kapalı Cezaevi’nde PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ‘avukatları ve ailesiyle görüştürülmemesi’ gerekçesiyle açlık grevine giren Nasrullah Kuran adlı hükümlüye verilen disiplin cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi. AYM Kuran’a 5 bin lira tazminat ödenmesine hükmetti.

Silivri Kapalı Cezaevi’nde Nasrullah Kuran isimli hükümlü, 20 Ekim 2017 tarihinde yazdığı dilekçeyle 21-23 Ekim 2017 tarihleri arasında Abdullah Öcalan’ın avukatları ve ailesiyle görüştürülmemesini protesto etmek amacıyla açlık grevine gireceğini. Kuran’la birlikte yedi tutuklunun daha ayı gerekçeyle açlık grevine başlayacağı dilekçeyle idareye bildirdi.
Cezaevi idaresi, 27 Ekim 2017 tarihinde Kuran ve sekiz kişiye eylemleri nedeniyle iki ay iletişimden yoksun bırakma cezası verilmesini kararlaştırdı.
Gerekçe olarak ise daha önce de disiplin cezası almaları ve yasal süre bitmeden bir daha disiplin suçu işlediklerinden dolayı bir üst cezanın uygulanabileceği gösterildi.
Bir üst cezanın ücret karşılığı çalışılan işlerden yoksun bırakılması olmasına rağmen, cezaevinde ücret karşılığı çalışan kimse olmaması nedeni ile bir sonraki üst ceza olarak iletişimden yoksun bırakma cezası uygulandı.
2018’de başvurdu
Kuran ve yedi arkadaşı bunun üzerine Silivri 1’inci İnfaz Hakimliği’ne itiraz etti, ancak hakimlik cezayı hukuka uygun buldu. 2018 yılında üst mahkemeye itiraz da reddedildi. Bunun üzerine Kuran 2018 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel olarak başvurdu.
Kuran’ın başvurusunu görüşen AYM, Kuran’ın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vererek, Kuran’a 5 bin lira tazminat ödenmesine ve yargılamanın yenilenmesine karar verdi.
Yüksek mahkeme, kanuni dayanak bulamadı
AYM kararında ‘hak ve özgürlüklere müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlendiği’ yazıldı.
Kanunla düzenlenenler dışında bir müdahalenin gerçekleşmesi halinde diğer kriterlere bakılmadan hak ihlali kararı verildiğine dair kararlarına atıf yapıldı.
Açlık grevlerine katılma halinde verilecek ilk cezanın bazı etkinliklerden alıkoyma, sonraki cezanın ücret karşılığı çalışılan işlerden yoksun bırakma ve bir sonraki cezanın da haberleşmeden ve iletişim araçlarından yoksun bırakma olduğu hatırlatıldı.
Kuran’a verilen haberleşmeden ve iletişim araçlarından yoksun bırakma cezasının iki üst disiplin cezası olduğuna dikkat çeken AYM, ücret karşılığı işlerden yoksun bırakma cezası yerine bu cezanın verilmesinin ‘kanuni dayanağının bulunmadığına’ hükmetti.
AYM aynı zamanda bu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olup olmadığının incelenmesine ise gerek görmedi.