Özetlemek gerekirse olay, Rusyayı NATO ile kıstırmak isteyen ABD ile Rusya arasında yeni dünya oluşumundaki çekişme.
Aslında kavga, Rusya – NATO kavgası. Ama her ne kadar Türkiye bir NATO ülkesi olsa da Türkiye’nin kavgası değil.
Kavga Türkiye’nin kavgası değil ama ABD ve NATO’nun baskısıyla Ankara bu çatışmanın bir parçası haline getirilmek isteniyor.
İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinde Türkiye’nin haklarının tapusu olan 1936 Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin lehine düzenlemeleri başlangıçtan beri, her yerde, kısıtlamasız tam seyrüsefer serbestliği dış politikasının temel taşı olan ABD’yi rahatsız etmekteydi. Son dönemlerde, Rusya’yı Karadeniz’den de ablukaya almayı kuran ABD, 1936 Antlaşması’nın koşullarının esnetilmesi ve kıyıdaş ülkelerin avantajlı konumlarının değiştirilmesi için, her vesileyle baskı yapmaktaydı.
Ukrayna’daki gelişmelerin yol açtığı durum, ABD’nin bu yöndeki girişimlerine elverişli bir ortam yaratmaktadır.