ALTAN SANCAR
altansancar@diken.com.tr / @altansancarr
Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilime bağlı yaşanan krizi değerlendiren Rusya analisti Aydın Sezer’e göre iki ülke arasında çatışma riski düşük; ancak Rusya olası bir çatışmaya ‘kısa sürede sert ve kararlı’ bir tepki gösterecek konumda. Sezer, olası çatışmadan Rusya kadar Avrupa ülkelerinin de zararlı çıkacağına dikkat çekti.

2021 yılının son aylarında gündeme gelen Rusya – Ukrayna kriziyle ilgili her geçen gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Batı dünyasından “Rusya her an Ukrayna’yı işgal edebilir” açıklamaları gelirken, Rusya tarafından ise “Böyle bir niyetimiz olmadığını ilan ettik” sözleri duyuluyor.
Gelişmeleri Diken’e değerlendiren Rusya analisti Aydın Sezer, Rusya’nın gerilime bakış açısının temelinde, Batı dünyasının, özellikle de NATO’nun ‘doğuya doğru genişlemesi ve verilen sözlerin yerine getirilmemesi’ olduğunu belirtti.
Sezer, Donbas bölgesindeki gerilimin ‘Batı dünyası tarafından Rusya’ya karşı öne çıkarıldığını, Rusya’nın ise bunu iç mesele saydığı için Ukrayna’yla görüşmeyi reddettiğini, ancak geri kalan her konuda görüşebileceğini dile getirdiğini’ hatırlattı. Batı dünyasının Donbas krizini ‘araçsallaştırdığını’ vurgulayarak NATO’nun genişlemesi ve Donbas krizinin farklı konular olduğunu dile getirdi.
Sezer, gerilime Rusya’nın bakış açısını şu sözlerle anlattı: “NATO’nun doğuya doğru genişlemesi ve Rusya’nın buna itirazı farklı bir konu. Ukrayna iç savaşı ise farklı bir konu. Batı tabii doğal olarak Rusya’nın tahkimatını ya da askeri hareketliliğini öne çıkarıyor. Rusya ise ‘Burası benim egemenlik alanım, bunu yapmaya hakkım var’ diyor. Ayrıca, ‘Donbas’taki cumhuriyetlere saldırırsanız ben buna sessiz kalmam’ diyor. Çünkü orada Rus etnik yapısı konumlanıyor. Krizin taraflar arasında algılanışında da farklılıklar var.”
Sezer, son günlerde Batı ülkelerinin “Ukrayna’yı terk edin” ve “Saldırı başlayacak” açıklamalarıyla diplomatik trafiğin de arttığına dikkat çekti. Aydın Sezer, söz konusu açıklamaların ‘Ukrayna’da bile yankı uyandırmadığını’ ifade ederek ABD’nin ‘Avrupa’yı alarma geçirme amacı taşıdığını’ belirtti.
‘ABD ve İngiltere Avrupa’yı bir arada tutmak için Rus tehdidini öne sürüyor’
Rusya analisti sözlerini şöyle sürdürdü: “(ABD dışişleri bakanı) Blinken ile (Rusya dışişleri bakanı) Lavrov görüştü, ardından Biden ile Putin bir görüşme gerçekleştirdi. İngiliz savunma bakanı, (Fransa cumhurbaşkanı) Macron Moskova’ya gitti. Alman şansölyesi Moskova’ya gidecek. Gerginliğin artışına paralel olarak, taraflar arasında müzakere ve diyalog süreci de var. Batının saldırıya ilişkin açıklamaları, resmen bir savaş çığırtkanlığı. Bu çığırtkanlık Ukrayna’da bile yankı uyandırmıyor. ABD’nin bu konuyu bu kadar üst seviyeye taşıması, tabii stratejik ortağı İngiltere’nin de bu şekilde hareket etmesi, Avrupa ülkelerini alarme etmeye yönelik. Avrupa’yı Rus tehdidine karşı bir arada tutmaya yönelik bir iklim yaratılmak isteniyor. Ama bunu Avrupa satın alıyor mu? Hayır!”

Sezer, Rusya’nın defalarca sıcak çatışma istemediğini duyurduğunu hatırlatarak, Rusya’nın sınırlarında NATO hareketliliği istememesi konusunda ilerleme kaydedildiğini düşünüyor.
Batı dünyasının Ukrayna’nın görünür gelecekte NATO üyesi olamayacağını söylemesine işaret eden Sezer, bu bağlamda Rusya’nın izlediği politikasının başarıya ulaştığına vurgu yaptı; Donbas krizine ilişkin ise şunları kaydetti: “Donbas konusunda da itibar edilir ya da edilmez ayrı bir konu, ancak Rusya saldırganlık yapmayacağını dile getirdi. Fakat Donbas’ta Ukrayna ordusunun saldırması da söz konusu. Çünkü Batı’nın provokasyonu Ukrayna’yı böyle bir harekete sürükleyebilir. Donbas ve Ukrayna özelinde bir çatışma beklemiyorum. Rusya’dan kaynaklı bir çatışmayı, zayıf bir yanılma payı olmakla birlikte beklemiyorum. Ukrayna’nın silahlı bir müdahalesi söz konusu olursa Rusya çok sert, kararlı ve rekor sürede sona erecek düzeyde bir müdahalede bulunabilecek kapasitede. Zelensky gibi figürün Ukrayna halkı açısından bir hayal kırıklığı olduğunu, Ukrayna’da yükselen Nazi tehlikesine karşı Almanya ve İsrail’den bile açıklamalar yapıldığını düşünürsek normalde olmaması gerek. Ben Zelensky’nin hamlesi konusunda, Rusya kadar net konumda değilim. Bu olasılık, zayıf değil, ama çok yüksek de değil.”